Haber Detayı
15 Şubat 2016 - Pazartesi 20:10 Bu haber 1201 kez okundu
 
DEĞİŞİM MHP’Yİ YÜZDE 25’E ÇIKARIR
Yenigün’e konuşan MHP Merkez İlçe Başkanı Alper Yağcı, MHP’de yaşanacak bir değişimin ilk seçimlerde partinin oylarını yüzde 100’e yakın arttıracağını söyledi. başarısız muhalefet söylemlerine de değinen Yağcı, “Ortada ciddi başarılı bir iktidar yok, ortada maalesef halkın beklentilerine karşılık veremeyen bir muhalefet anlayışı var” dedi.
Siyaset Masası Haberi


Akosmanoğlu: Peki farzı misal diyorum örnek olarak diyeyim. Kurultay yapıldı, Bahçeli görevi başkasına devretti MHP önümüzdeki seçimde ne kadar bir zıplama yaşayacaktır?

Alper Yağcı: MHP’de meydana gelecek bir kan değişikliği dediğim gibi siyaset anlayışında bir değişikliğe gerek yok. Yönetim kadrosunda yaşanabilecek bir kan değişimi ilk seçimde MHP’yi en az %25 alt çıtasıyla başlayan bir oy artışına vesile olacaktır. Bunu sokakta gezen her vatandaşa soruduğunuzda size ifade edecektir. Bunu sokakta gezen her vatandaşa sorduğunuzda size ifade edecektir.

BÜTÜN YÜKÜ LİDERE YÜKLEDİLER

Akosmanoğlu:  100 de 100 e varan oy artışından bahsediyorsunuz!

Alper Yağcı: Evet, evet, çünkü Ankara siyaseti biraz farklı, benim gördüğüm, bu güne kadar yaşadığım, Anadolu siyaseti farklı, biz halkın içindeyiz, halkla beraberiz ve sürekli halkın nabzını tutuyoruz. Dolayısıyla bunun bir garantisi var mıdır? Elbette ki yoktur. Ama şuan net bir şekilde görünen, mevcut yönetim sistemiyle bu işin olabileceği nokta bu. Dolayısıyla meydana gelecek bir genel başkan değişikliği ve genel merkez yönetimi ciddi manada Milliyetçi Hareket Partisi’nin, bahsettiğim gibi %25 civarında bir oy oranına kavuşmasına vesile olacaktır. Çünkü dikkat ederseniz başından beri hep, yönetim kadrosu diyorum. Sayın genel başkan bu süreçte çok yoruldu. Maalesef bugün halka çıkıp Milliyetçi Hareket Partisinin genel başkan yardımcısı kim diye sorsanız, bir isim verin deseniz, verebilecek çok nadir insan vardır. Çünkü Genel Merkez yetkililerimiz yeteri kadar, ülke gündemiyle ilgili veya siyasi gelişmelerle ilgili sayın Genel Başkanımızın sırtından yükü alıp, ne medya aracılığıyla ne meydanlara inerek, ne teşkilat ziyaretleriyle, ne halk ziyaretleriyle yeterince kendilerini doyuramıyorlar ve genel merkez politikasının yürütülmesi konusunda ki bütün yük ve ağırlığı maalesef ki sayın Genel Başkanımıza yüklemiş durumdalar.

EKİP HALİNDE YÖNETİM ŞART

Ve bundan dolayı da bütün tepkiler sayın Genel Başkana yöneliyor. Ve artık hem sağlığı açısından çok sıkıntılı günler geçiriyor, hem de sanki bütün suçlu oymuş gibi bir gündem ortaya çıkıyor. Dolayısıyla buradan yola çıkarak, değişecek yeni Genel Başkan ve Genel Merkez Yönetiminde mutlaka genel merkez yönetiminde görev alan herkesin, özellikle kendi birimiyle ilgili her konuda mutlaka genel başkanlardan yükü alıp bir ekip halinde partiyi yönetmelerinde ve sadece bütün enerji ve bütün yükü çekmesini genel başkanlardan beklememek gerekiyor.

ASIL SORUMLULUK GENEL MERKEZİN

Çelikoğlu: Sizin söylediklerinizden benim anladığım şu, bu dönemde asıl başarısız olan Bahçeli değil, MHP’nin üst yönetimi.

Alper Yağcı: Evet ve ben bunu defalarca dile getirdim. Belki sayın Genel Başkan bundan çok önce Genel Merkezin bütün kadrosunda değişiklikler yapsaydı daha güzel sonuçlar elde edebilirdik, ama sizin özetlediğiniz gibi asıl sorumluluk genel merkez yönetimindedir.

 

TABANIN BÜYÜK KISMI BÖYLE DÜŞÜNÜYOR

Akosmanoğlu: Peki, Afyonun geneli böyle mi düşünüyor?

Alper Yağcı: Yani bir defa Merkez İlçe teşkilatı olarak zaten, yönetim kurulumuz ve bize mensup arkadaşlarımızın bir çoğu böyle düşünüyor.  16. Genel Kurul delegemiz var, artı milletvekilimiz tabii delege 17. Delegemiz de yüksek olasılığı hem imza vermiş olması dolayısıyla hem de düşünce yapısı itibariyle bu düşünceye sahipler. Ama tabi zamanı ve yeri geldiği zaman bu arkadaşlarımızda gerekli açıklamaları yapacaklardır. %70 civarında onu söyleyeyim de değişimden yana imza verenler. Alper: Burada bir ayrıntıyı da ben aslında beyanatta net ama belirtmek istiyorum, bazı insanlar veya ucuz siyaset yapmak isteyenler, işte 544 imzayı gördü de çıktı açıklama yapıyor, daha önce yapsaydı. Bu 544 imzayı zaten o sayıya getiren bizleriz. O imzaları 2 buçuk 3 ay öncesinden verdik. Yani 544 imzayı gördük de çıkıp bu açıklamayı vermedik. 

ASIL MUHALİF DEĞİŞİME KARŞI DURANLAR

Çelikoğlu: Bu konuyu açıkladınız zaten, yönetimin yaptığı hain benzetmesine tepki olarak açıklama yaptım diye ifade ettiniz. İl yönetimi size muhalif kalıyor, yenilikçilerin karşısında gibi…

Alper Yağcı: Bu konuya da aslında böyle bir açıklama getirmiş olalım, asıl muhalif şuan, meydana gelen bir değişim hareketine karşı duranlardır. Çünkü takdir edersiniz ki imza vermek, tabiri caizse bir cesaret işine dönüşmüş. 544 imza demek, olası bir kongrede 800-850 oy anlamına gelir. Şuan imzaları görmezden gelenler, imzaların gereğini yapmayanlar, veya imzanın sonucuna karşı direnenler Milliyetçi Hareket Partisinde muhalifler.

MAHKEME HANGİ GEREKÇEYLE REDDEDECEK

Akosmanoğlu: Mahkeme farzı misal imzaları reddetti. Olmaz ama oldu reddetti. Bunun sonuçlarının neye mal olacağını düşündünüz mü?

Alper Yağcı: Türk adaletine güvenmek gerekir. Tüzükte açık ve net tüzükte 246 imzanın toplanması durumunda bir tüzük kurultayının olması gerektiği yazılıyor. Ve sayın genel merkezimiz yetkilileri 544 imzanın, onların deyimiyle içerisinde eksik, yanlış falan var dediler. Ama net sayıda söylemediler, onlara göre sayı kaç, dolayısıyla 246’nın neredeyse 3 katı büyüklüğünde imza toplanmışken, mahkemenin bunu hangi yöntemle ya da hangi gerekçeyle reddedecek.

Çelikoğlu: Buldu bir şey reddetti!

Alper Yağcı: Bulamaz. Nitekim saadet partisinde bu olay oldu. Ve çağrı heyeti atandı.

BİZ KOLTUKLAR SAYESİNDE SIFAT KAZANMADIK

Akosmanoğlu: Oldu mahkeme kurultay için kayyum atadı. Size hain nitelemesi karşı duranların Genel Başkan değişikliğinde durumları, pozisyonları ne olacak. Komple değişecek mi, partiden ihraç mı edeceksiniz.

Alper Yağcı: Asla. Şimdi bakın Milliyetçi Hareket Partisi’nin 47 yıllık siyasi geçmişinden bahsediyoruz. Kurucumuz Başbuğ rahmetli Alparslan Türkeş aramızda değil ama, görev yapıp belli bir süre dolduktan sonra görevini teslim etmiş ama halen siyaset yapan bir sürü insan var. Bizim eski merkez ilçe başkanımızdan bahsedelim, dünkü açıklamamda eski başkanlarımızdan Yavuz Deveci oradaydı. Görev varken varız, görev bittiği zaman yok muyuz veya ihraç mı olmamız gerekiyor. Siz daha iyi bilirsiniz, 2009 yılında biz yerel seçimler için çalışırken, bizim Milliyetçi Hareket Partisi’nde herhangi bir resmi görevimiz var mıydı ? Yoktu. Biz canla başla o gün belediyenin kazanılması için çalışıyorduk. Ondan öncede uğraştık. 2014 seçimlerinde Fatih Çetinkaya’nın yanından bir an olsun ayrıldığımızı gördünüz mü? Kendimiz adaymış gibi çalıştık, çabaladık. Yine milletvekili adaylarımızda o şekilde. Yani dünkü basın açıklamalarımızda bahsettik. Biz ne bu koltuklar sayesinde bir sıfat kazandık. Ülkücülüğümüzü ispatladık. Doğduğumuz günden beri ülkücüyüz. Ne de bu kotlular gittikten sonra  ülkücülüğümüzden, Milliyetçi Hareket Partisinden vazgeçmeyeceğiz.

MEVCUDU KORUMANIZ LAZIM

Akosmaoğlu: Yani Görevden alınmaktan dolayı herhangi bir endişeniz yok!

Alper Yağcı:  görevden alınmaktan dolayı herhangi bir endişem asla yok, olamaz da, Herhangi bir değişiklik olması durumunda bugün yaptığım açıklama veya verdiğim imzadan dolayı, gelecekte bir siyasi beklentim yok. Bizim desteklediğimiz kanadın kazanması durumunda bugüne kadar hizmet yapan kişileri dışlamak gibi bir durum asla söz konusu değil. Biz yüzde 25’lik bir oy oranından bahsediyoruz. Bunu meydana getirmeniz için mevcudu korumanız lazım. Üstüne de yeni eklemeniz lazım.

BİR KAN DEĞİŞİMİ MUTLAKA GEREKLİ

Çelikoğlu: O zaman şunu söyleyeyim, Ertuğrul beyin, Halil Ürün beyin söylediği şeye geliyoruz. Kan değişimi gerekli, Türkiye’nin esas problem iktidar değil Muhalefet problemi.

Alper Yağcı: Evet, o konuda, şunu net ifade etmek istiyorum ben, insanlar önce kendilerini eleştirmeliler, bu açıklamayı okuyanlar diyecekler ki o zaman senin hatan yok mu? Bizimde hatamız vardır. Bizde hatalarımızdan ders çıkaracağız. Bizimde görevimizin artık son bulması gerektiği konusunda bizde yeter diyebileceğiz. Bizde bunlara kulak vereceğiz. Bu sadece başkalarından beklenti içerisinde olup da kendimize gelince hayır demek değil ki biz verdiğimiz imza ve ya yaptığımız açıklamayla zaten her an koltuğu bırakabileceğimizi görev verilirse hazır olduğumuzu açık ve net bir şekilde ifade ettik. Bir kan değişimi mutlaka gereklidir. Ve benim her zaman söylediğim, onu söylemek istiyorum.

BİZİM BUNDAN VAZGEÇMEMİZ LAZIM

Öz eleştiri yapmazsak asla bir yere varamayız. Şimdi biz benim verdiğim örnek şudur, AKP de 11 kişiyle sahaya çıkıyor. Tabiri caizse bir futbol benzetmesi yaparsak, bizde 11 kişiyle sahaya çıkıyoruz. Ama sanki bizim yıllardır beklentimiz ya AKP sakatlansa, yedek kadrosu olmasa da 9 kişiyle maça çıksa da bizde 11 kişiyle bunları yensek. Bizim bundan vazgeçmemiz lazım. Biz kendi içerimizdeki öz eleştiriyi yapıp, tedavi uygulamamız gereken yerlerde tedavi uygulayarak 11’e 11 maç yapmayı ve 11’e 11 maç yaptıktan sonra da galip gelebilmeyi başarabilmeliyiz. Siyaset bunu gerektiriyor. Yoksa kendimizle ilgili bütün öz eleştirileri, gözümüzü kapatıp, sadece karşı tarafın hata yapmasını bekleyerek, yükselmek, Aynı 1 Kasım sonuçlarında olduğu gibi, tekrar onların algı yönetimiyle başarısız bir sonucun çıkmasına vesile olabiliyor. Çünkü ortada ciddi başarılı bir iktidar yok, ortada maalesef halkın beklentilerine karşılık veremeyen bir muhalefet anlayışı var.

Kaynak: Editör: Ahmet Akosmanoğlu
 
Etiketler:
Yorumlar