Haber Detayı
27 Nisan 2013 - Cumartesi 00:00 Bu haber 1731 kez okundu
 
Doç. Dr. Nakilcioğlu'ndan "Dil-Kültür-İletişim" semineri
Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İletişim Tasarımı ve Grafik Bölümü Başkanı Doç. Dr. İsmail Hakkı Nakilcioğlu, Anadolu Eğitim Bilim ve Kültür Vakfı'nın davetlisi olarak Ankara'da "Dil-Kültür-İletişim" konulu bir konferans verdi. Konferanstaki konuşmasında Nakilcioğlu, aydınlarımızın en önemli görevinin, milli kültürümüzü zenginleştirerek gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyledi.
Kültür Haberi


Sıhhiye'deki Anadolu Vakfı Genel Merkez Binası Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıya Anayasa Mahkemesi Üyesi Celal Mümtaz Akıncı, Afyonkarahisar eski Milletvekili Mehmet Özutku, Tokat eski Milletvekili İbrahim Kumaş, Emekli Ortaöğretim Genel Müdürü ve Van eski Milletvekili Kerem Altun, SGK 1. Hukuk Müşaviri Av. Mahmut Özbay, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Genel Başkanı Av. Hayrullah Başer, Vakıf Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Öztürk, Vakıf Genel Sekreteri Ali Ay, Vakıf Genel Muhasibi Raif Ak, Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ayaz ile birlikte seçkin bir davetli grubu katıldı.

DİL-KÜLTÜR İLİŞKİSİ ÜZERİNDE DURDU

Kültürü, "topluma kişilik kazandıran değerler bütünü" şeklinde tanımlayarak konuşmasına başlayan Doç. Dr. İsmail Hakkı Nakilcioğlu, Atatürk'ün "Millet, aynı kültürden insanların oluşturduğu toplumdur." sözlerini hatırlatarak, "Aynı toplumdan olma duygusunun doruk noktası 'millet'tir. Her milletin bir kimliği vardır. Kültür, milletin kimliğidir." dedi. Konuşmasında kültürün temel özelliklerine de değinen Doç. Dr. Nakilcioğlu şunları söyledi: "Kültür canlı bir varlıktır, değişir, gelişir ve yenilenir, ama kültürün özü asla değiştirilemez ve bütünü ile başka bir kültüre dönüştürülemez. Bu öz kaybolur, bu asıl maya bozulursa kültür yozlaşır ve ortadan kalkar. Bu kültürün eski mensupları bedenen yaşamaya devam ederler, ama artık başka bir kültürün tutsağı olarak hayatlarını sürdürürler." Konuşmasında dil-kültür ilişkisi üzerinde de duran Doç. Dr. İsmail Hakkı Nakilcioğlu, dilin, kültürü üreten en önemli kaynak olduğunu vurgulayarak, "Kültür, dil aracılığıyla aktarılır, ama dili oluşturup zenginleştiren de kültürün kendisidir. Dil, kültürün bir ürünüdür ve kültürün diğer ürünlerinin de yaşamasını sağlar. Dil, aynı zamanda kültürün yansıtıcısıdır. Kültürün gelişme seyrini izlemek için dile bakmak yeterlidir. Dilde yozlaşma, bozulma, fakirleşme varsa kültür de çürümeye başlıyor demektir. Dilimize giren yabancı kelimelere şöyle bir göz atmak, kültürün nereye doğru gittiğini göstermeye yetecektir" diye konuştu.

MEDYA’NIN YERİNE DE DEĞİNDİ

Dil ve kültür ilişkisi bağlamında medyanın yerine de değinen Doç. Dr. Nakilcioğlu, bilgi ve iletişim çağında medyanın çok ağırlıklı ve belirleyici bir role sahip olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Yazılı, sözlü, görsel ve elektronik türleriyle günümüz medyası, dilin de, kültürün de, iletişimin de odağına yerleşmiş bulunmaktadır. Medya yalnızca kültür aktarıcısı değil, aynı zamanda kültür üreticisi konumundadır. Medya, insanlarımızın, özellikle gençlerimizin kültürünü etkileyen, yönlendiren, biçimlendiren hatta oluşturan, neredeyse tek kaynak haline gelmiştir. Bu güç doğru kullanılırsa halkın topyekün eğitilmesi ve uygarlaşması, gelişip kalkınması sağlanabilir, ama bu güç yanlış kullanıldığında kültürün özü kaybolur, insanlar önce dillerini, sonra kültürlerini, ardından da özgürlüklerini yitirirler. Bugün aydınlarımızın yaşamsal görevi, küresel güdümlü internet medyasının tehlikelerini fark etmek, ulusal medyaya sahip çıkarak milli kültürü en saf ve berrak haliyle kuşaktan kuşağa aktarmaktır. Tüm aydınlarımızı bu tarihsel sorumluluğu yerine getirmeye çağırıyorum.">>görüntü

Kaynak: Editör:
 
Etiketler:
Yorumlar