Haber Detayı
02 Şubat 2016 - Salı 22:11 Bu haber 869 kez okundu
 
KAPİTALİZMİN TEK İTİRAZCISI BİZİZ
Dünya siyasetinde geçerli olan vahşi kapitalizme sadece Türkiye’nin itiraz ettiğini belirten Halil Ürün, “Dünyanın vicdanı biziz. Ve buna itiraz eden, dünyaya muhalif olan biziz, bizim Cumhurbaşkanımız, bizim Başbakanımız. Somut örnekleri var. ‘One Minute’ dedi ortalık karıştı. Dünya beşten büyüktür dedi ortalık karıştı” dedi.
Siyaset Masası Haberi


AA: Türkiye çok önemli bir konjonktür de yer alıyor dünyada. Bundan sonra Türkiye’nin geleceği nasıl şekillenir şimdi. En büyük söylemde şu Ahmet Davutoğlu Dış İşleri Bakanıydı, Başbakan oldu. Söz de iyi olacaktık komşularımızla ama hepsiyle kavgalıyız. Söylemleri söylüyorum size, buna dayanarak Türkiye’nin bundan sonraki durumu ne olur? Dünya da, coğrafyamızda diyelim, ikincisi de son sorunun bu olması lazımdı. Halil Ürün’ün bundan sonraki yaşantısı nasıl olacak?

Türkiye’nin dünya coğrafyasının üzerinde bulunduğu nokta o kadar önemli bir nokta içinde yaşadığımız coğrafya bizim kesinlikle cahil kalmamamızı söylüyor. Üzerinde yaşadığımız coğrafya bizim sevgisiz kalmamamızı, birbirimizi sevmemizi söylüyor. Bugün dünya da kurulan bu vahşi kapitalist sistemin tek itirazcısı da biziz. Dünyanın vicdanı biziz. İnsandaki vicdan neyse dünya toplumlarında vicdan da biziz. Ve buna itiraz eden, dünyaya muhalif olan biziz, bizim Cumhurbaşkanımız, bizim Başbakanımız. Somut örnekleri var. ‘One Minute’ dedi ortalık karıştı. Dünya beşten büyüktür dedi ortalık karıştı.

ELDE SENİN BAŞTA SENİN, BİR GAYRET ET

Gelelim muhalefetin söylediklerine ne yani Suriye’de zulüm varken ses çıkarmasa mıydık?  Mısır’da bu kadar oyun oynanırken ses çıkarmasa mıydık?  Irak’ta bu kadar oyun oynanırken ses çıkarmasa mıydık? Dünya’ya bir bakın ölenlerin hepsi Müslüman. Ölenlerin hepsi bizim coğrafyada. Bu milletin tarihinden ve coğrafyasından kaynaklanan şartların farkında ve daha farkında olmaya çalışacağız ve Allah’ın bize vermiş olduğunu bu Ülke nimeti  için şükrümüzü eda edebilmemiz için Allah’ın bizi yarattığı bu coğrafya ve bu milletin torunları olarak büyük bir medeniyetin bugünkü mirasçıları olarak bize yüklediği sorumluluklarını yerine getireceğiz. Bir düşmanımız daha var o da atalet. Tembellik. Ataleti kırmamız gerekiyor. Üstad Necip Fazıl “iki el bir baş için, elde senin başta senin, bir gayret et” diyor. Yani bu ataleti bu durgunluğu kırmak zorundayız. Yani eskisi gibi değil imkanlarımız çok fazla, iletişim imkanlarımız çok fazla bunlarda tabi Ak Parti’nin sayesinde oldu. Dünyanın en iyi internet ağına biz sahibiz. Efendime söyleyim  bugün en iyi iletişim ağına biz sahibiz. Bakın 4,5 G ye geçiyoruz. 5 G de de hazırlık yapan ülkelerin içine giriyoruz

AFYON’DAN HAİN ÇIKMAZ

Dağhan: Paralel operasyonlarında gelinen durum nedir? Afyon’da böyle bir sorun var mı?

Şimdi paraleli nasıl tanımladığınıza bağlı. Aslında konuşulan bir şey. Cumhurbaşkanı açık etti  dedi ki paralel devlet yapılanmasıyla ilgili olarak “tabanı ibadetle, orta tarafı ticaretle üst tarafı ihanetle uğraşan bir yapıdan söz ediyoruz” dedi. Şimdi bu noktada ben şuna inanıyorum. Afyon’da ihanet eden olduğunu düşünmüyorum. Afyonkarahisar’ın mayası temizdir yani. %99’u ibadetle uğraşan hayır için çalışan insanlardır. Dolayısıyla burada öyle bir sıkıntımız yok bizim. Öyle bir sıkıntı yok. Varsa da en azından biz bilmiyoruz. Dolayısıyla Afyon’da herkes işinde gücünde  toplumu bölmenin ayrıştırmanın, ona buna bir şey demenin bir anlamı yok. Zaten amaçta o bizi birbirimize kırdırmak. Herkes bir birine girsin vursun kırsın, ya dün beraber olduğum insana ben bugün niye karşı çıkacağım. Ya var mı bir ihanet varsa söyle. Yani buradaki tanımlama çok önemli. İhanet suçunu işleyenler kaçtılar zaten, bu ülkeyi terk ettiler. Benim afyonda yaşayan hemşerilerimin hepsi burada, hepsi işinin gücünün başında. Afyon’dan hain çıkmaz Allah’ın izniyle.

MESLEĞİM VAR ONU YAPACAĞIM

Akosmanoğlu: Halil Ürün bundan sonra  Ankara da mı, Afyon’da mı?

Her yerdeyim. Hem Ankara’da hem Afyon’dayım her zaman olduğu gibi. Görev vereceğiz gibi bir şey oldu. Bugüne kadar olmadı. Bende biraz bekliyeyim dedim. Olmazsa kendi mesleğim var onu yapacağım. Bir görev verirlerse yani bize de bir şey düşerse hükümet organlarında katkı veririz. Orada bir görev verilmez ise biz kendimiz hukukçu olarak geçimimizi temin edeceğiz.

 

TEK KELİME TEK CÜMLE

Doğar; Necmettin Erbakan?

Siyaset yoluyla bu millete hizmet etmiş, hatta siyaset yoluyla hizmet etmeyi öğretmiş en samimi gayretli inançlı büyük bir lider.

Doğar; Ecevit?

Ecevit’te kendince bu millete hizmet etmeye çalışmış, daha en son döneminde bile zehirlenmelerle muhatap olacak kadar birilerinin ayağına basmış bir siyasi lider.

Doğar; Demirel?

Doğar; Kenan Evren?

Tarih değerlendirecek…

Doğar, Özal?

Türkiye’yi dönüştürmüş, önünü açmış, siyaset yoluyla hizmet etmeyi öğretmiş bir insan.

Doğar; Tayyip Erdoğan?

O da Türkiye’nin yeni lideri diyebiliriz; Türkiye’nin ha Ak Parti’nin değil

Doğar; Ordu?

Ordu bizim her şeyimizin koruyucusu, milletin kendisi, milletin içinden çıkmış, millete hizmet eden bir kurum.

Doğar; Kürt?

Allah’ın kulu bu devletin vatandaşı, bu peygamberin ümmeti, Kürtle aynı Allah inanıyoruz aynı peygambere inanıyoruz. Aynı devletin vatandaşıyız. Aynı topraklarda yaşıyoruz. Bu kadar her şeyimiz bir yani.

Doğar; Açılım?

Ülke politikası olarak Azerbaycan a gidiyorsunuz, Azerbaycan açılımı oluyor. Veya emeklilerle ilgili bir çalışma yapıyorsunuz emekli açılımı Alevilerin sorunu ile ilgili alevi açılımı oluyor. Kürtlerle ilgili yapıyorsunuz Kürt açılımı. Açılım adı üstünde açılım kelime olarak. Bir konuyu daha geniş irdelemek. İncelemek, çözüm üretmek.

Doğar; Sol?

Herhangi bir yön. Siyaset yükleyemiyorum. Türkiye’de artık bunların karşılığı yok.

Doğar; BOP?

Ölü doğmuş bir proje, konuşuldu ve bitti.

Dağhan: Aksaray?

Aksaray diye bir kavram yok, onun adı Beştepe Külliyesi, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Külliyesi, Memleketin idari merkezi, Cumhurbaşkanlığının Merkezi. Kendine göre konumlandırıldı. Bu memleketin en büyük muhalefet sorunu bu kaçak Aksaray diye tutturdular. Ya neyi kaçak olacak, yani devlet iznini vermiş yapmış, yapılıyor. Bunlarla kendi enerjimizi tüketiyoruz

YETKİSİ VAR AMA SORUMLULUĞU YOK…

Akosmanoğlu; Başkanlık sistemi?

Başkanlık bir siyasi sistem, tartışılan bir sistem, bir yöntem, bugün Türkiye’de çok tartışılan bir konu, ama benim bakış açımdan bu günkü 12 Eylül’den kalma anayasadaki Başbakanla Cumhurbaşkanının yetkilerinin çelişen bölümlerinin giderilmesi için önerilen bir sistem. Orada iki şey yapacağız. Bir Cumhurbaşkanının yetkilerini, yetkisi var şuan anayasada, sorumluluğu yok. Bakın açın anayasayı en çok bilinmeyen konu bu. Cumhurbaşkanının her türlü yetkisi var sorumluluğu yok.  Sorumluluk Başbakanın. Başbakanında sorumluluğu var ama yetkisi Cumhurbaşkanının imzasıyla tamamlanıyor. Başbakan Afyon İl Kültür Müdürünü değiştiremiyor, Cumhurbaşkanı onay vermediği sürece. Bütün il Müdürleri böyle değiştiremiyor kararname denilen bir şey var. Biz diyoruz ki Cumhurbaşkanına sorumlulukta yükleyelim, meclis seçerken ayrıydı, artık halk seçiyor, halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı olarak sorumluluğu da olsun.

Doğar: Habur da sınır kapısında mahkemelerin kurulması doğru mu?

Şimdi bu çok spesifik bir konu, o zaman için bir proje uygulanmış, bir kısım insanların Türkiye’ye gelmesini istemişler, gelirken de işte onları girişte yargılayalım diye alelacele bir şey kurmuşlar. Yorum yapmayacağım, yaşandı bitti. Hiç bir işe yaramadı.

 

 

KAMUOYU NEYE İMZA ATILDIĞINI BİLMİYOR

Doğar; Akademisyen olayını nasıl karşılıyoruz. İmza attılar diye tutuklanmalarını, sabah kapılarına dayanılmaları doğru buluyor musunuz?

Şimdi aslında o tam algılanamadı o konu, hala daha kamuoyu neye imza atıldığını bilmiyor, atılan metni okuyan yok, hatta çok garip imza atanlarda okumamışlar o metni. O metin okunduğu zaman olayın vahameti ortaya çıktı. Ama şu var sabahın körü diye dedikleri şey 07.58 de biz bir zamanlar bu memlekette 05.00 da dayanılıyordu kimse gıkını çıkarmıyordu.

Çelikoğlu; Halil ürün nasıl zaman geçirir ne okur,

Bir kere haberleri okuyorum, güncel takip etmek için pek çok kanaldan haberleri takip ediyorum. Bazı dergileri okuyorum. Spesifik konularla ilgili dergi yazılarını okuyorum. Onun dışında sinemaya gidiyorum. En son gittiğim Düğün Dernek 2. şimdi gideceğim 1-2 tane daha var. Televizyonda Pazar günleri TRT1 de kovboy kuşağı var. 2 haftadır onu seyrediyorum, işi gücü bırakıyorum. Spora başlayacağım inşallah. Yüzmeye abone olacağım. Aktif siyasetteyken yapamıyordum. Hükümet görev vermezse.

Son…

Kaynak: Editör: Ahmet Akosmanoğlu
 
Etiketler:
Yorumlar