Haber Detayı
29 Ocak 2016 - Cuma 19:19 Bu haber 801 kez okundu
 
KOMÜNİZM BİZİM KENDİ ÖZ KÜLTÜRÜMÜZ
Dünya’dan Türkiye’ye, İslam’dan İman’a, Ekonomi’den Savaş’a herşeyin konuşulduğu YeniGün Siyaset Masası’nda konuşan Halil Ürün çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Siyaset Masası Haberi


Komünizm denilen ideolojinin daha 1990’lü yılların başında ortaya çıktığını söyleyen Ürün, İslam’da komünizmin paylaşmakla, zekatla, infak etmekle var olduğunu belirtti.

KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK

Dağhan; Dün okuduğum bir habere göre Suriye, Rus desteğiyle Türkiye sınırına doğru gelmeye de başlamış. Şimdi biz az girmeliydik hala girmeli miyiz Suriye’ye? İşgal mi etmeliyiz ne yapmalıyız?

İşgal değil biz işgal etmeyiz ama biz bu ülkenin savunmasını 80-100 km öteden başlatmalıyız. 300 Km  öteden başlatmalıyız. Başka çaremiz yok. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok işgal etmemeliyiz ama orada bulunan güvenlik boşluğu yüzünden herkes geldiyse el kadar Suriye’ye o zaman ben niye gitmeyeyim. Bende gidip orada o ülkenin güvenliğini sağlayabilmeliyim gücümüz olmalı.

Doğar; komünizme anlatırken demin söylediniz bu bir ekonomik sistemdir diye ama sağ kesim rencide edici halkın gözünden düşürücü allahsızlık ve ateizmle suçlamışlardır. O sağ kesim böyle şeyle yapmasaydı da komünizmi bilerek konuşsaydı bugünkü demokratik hayatımız nasıl oldurdu?

ACIMASIZ BİR CANAVARA ÇEVİRİYOR

Şimdi çok daha farklı olurdu. Bizim komünizme ihtiyacımız yok Karl Marks’ın 19. YY’lın sonunda kapitalist ekonomiye karşı geliştirdiği eleştirilerinden oluşan bir kitap komünizm ideolojisi. Das Kapital’le başlıyor. Fakat bunu Lenin bir ekonomik model olarak değil acımasız bir siyasi sisteme bir canavara çeviriyor. Komünizmin en iyi temsilcisi devlet sistemi olarak uygulanmasında Stalin dönemindedir. Komünist teorinin ekonomik sistem olarak uygulanması ayrı bir şey devlet sistemi olarak uygulanması ayrı bir şey. Devlete girdiği zaman iş insan hakkı hukuku kalmıyor bitiyor.

YAZIKLAR OLSUN O NAMAZ KILANLARA

Şimdi biz onu 30-40 yıla değil de daha geriye gidelim ve daha geniş bir açıdan bakalım duruma. İslam ekonomik sistem olarak ne öneriyor.  Basit birkaç şey söyleyeyim Kuran’da ayeti kerimeler var. Ekonomik sisteme yönelik.  Diyor ki ihtiyacınızdan fazlasını infak edin. Bugünkü şartlarda ihtiyaç bir ev ve bir arabadır bundan fazlasını diyor bağışlayın. Ne diyor biriktirmeyin diyor vay o biriktirenlerin haline diyor. Yetime bakın diyor. Aça acize bakın diyor. Ya namaz kılanlara diyor ki, ‘yazıklar olsun o namaz kılanlara onlar yetime bakmazlar sofralarında gariplere yemek yedirmezler’ diyor. Bu toplumda aç insan varsa namaz kılanların hepsinin haline yazıklar olsun. Ben şunu söylüyorum. İslam hukukunda farz-ı kifaye diye bir kavram vardır. Peki bir toplumda bir tane aç varsa onu doyurmak bütün bir topluma farzdır. O fakir doyuncaya kadar hepsi sorumluluk altındadır. Ve risk çok büyüktür iman tehlikededir. Komşusu açken tok yatan bizden değildir bu kadar basit. Bugün bunu yorumlayanlardan biride İhsan Eliaçık’tır. Onun fetvası şu bugün bir ev bir araba olduğu zaman ondan fazlasını biriktirmemek lazım vermek lazım diyor. 

KOMÜNİZM BİZİM KENDİ ÖZ KÜLTÜRÜMÜZ

Devletleşme sürecinde bunlar tartışılabilir ama an ilkeler çok belli. Kuran bir anayasa kitabı değildir birde onu tartışalım. Kuran Allah’ın kitabıdır bütün insanlara hitap etmektedir. Kuran anayasa olsun tabiri tamamen acıtasyondur toplumun cehaletini kullanmaktır. Osmanlı’nın son döneminde ihtilal çıkartırken din elden gidiyor diye isyan etmişlerdir. Abdulhamit gibi bir dâhiyi indirirken bu şeyleri söylüyorlar şeriat isterük, şeriat isterük diye yani olaylar bambaşka. Şu komünizm meselesi aslıda  bizim kendi öz kültürümüz. Komünizm daha 1900’lerde çıkmış ya hikayeden fasaryadır komünizm. Efendimizin bununla ilgili güzel bir benzetmesi var. İkili elinin işaret parmağını yan yana getirdi. Ve dedi ki fakirlik ve dinsizlik işte böyle yan yanadır. Aç olan adamın fakir olan adamın onuru da olmuyor şerefi de olmuyor onun için Kuran ver diyor. Şuanda biz Türk toplumunda açlık sorununu aştık. Bu ülkede aç yok bu ülke 2 buçuk milyon Suriyeliyi de doyuruyor. Ama onlara hala daha Avrupa’ya gitmek istiyorlar. O da bizim açınacak tarafımız. Ben her batan botta yüreğim cızz ediyor. Demek ki biz memnun edemiyoruz.

Akosmanoğlu: o zaman şuaraya geliyoruz. Yine cehalete geliyoruz. Biz Müslümanız diyoruz eğitimimizi başkası verin diye bakıyoruz.

SANKİ BABALARININ CEBİNDEN VERİYORLAR

Evet işte sorunda burada. Bizim çok fazla şeye gitmemize gerek yok Kuran ve Hadisi Şerif-i orta yere koysak sorun çözülecek. Biz Ak Parti hükümetleri döneminde ne yaptık? Sosyal politikalara çok ciddi paralar harcıyoruz. Yahu bize bunu kitabımız inancımız imanımız emrediyor. Ama iş o hale geldi ki vakıf yönetime koyduğumuz arkadaşlar sanki babalarının cebinden veriyorlarmış gibi bir fakire para vereceği zaman tir tir titriyorlar. Yahu deli oluyorum ver kardeşim ver. O seni suiistimal ediyorsa o Allah’a kendisi hesabını verir. Bir tane ninemiz bütün ramazan ayı boyun 25 teneke yağ toplamış. Bunları satmaya çalışıyor ona niye vereyim diyor. Kardeşim evet millet ona yağ vermiş ama kadının belki bir 100 liraya ihtiyacı var. Belki bir kadın bağı alacak. Kimse kadın bağı vermiyor ki. Herkes yağ dağıtıyor herkes un dağıtıyor. Ya bir ihtiyacı var ver  onun parasını. Ya da başka bir şey istedi canı yarım kilo et istedi kardeşim. 25 yağ 1 kilo et etmez ki.

AK PARTİ’DEN CHP’YE %7 OY GİTTİ

Doğar: Peki bu yağların makarnaların unların Ak Parti’ye hakikaten bir faydası  oldu mu?

Bilmiyorum ama ben olduğunu da düşünmüyorum. Ama şöyle totalde olmuş olabilir sosyal güvenlik şemsiyesi adı altına tüm vatandaşlarımı alalım diye bir karar aldık ve sonra bunu yavaş yavaş uygulamaya başladık. Onun sosyal yardımların istihdam politikalarının belediyelerde yaptıklarımızın hepsinin birden totalde ortaya bir insanların memnun olacağı bir sistem çıkardıysa olabilir. Ama ben sizi temin ederim. SYVD’den kömür dağıttık diye insanlar bize ideolojisi farklı olduğu halde gelip Ak Parti’ye oy verdiğini zannetmiyorum. Bununla ilgili başka bir şey paylaşayım sırf Kemal Kılıçdaroğlu 7 Haziran seçimlerinde 1500 lira verecek diye Ak Partili olduğu halde oyunu gidip CHP’ye verenlerimiz var. Bunların oranları da %7’yi buluyor.

MAAŞLARI KREDİLERE BAĞLADILAR

Çelikoğlu; Benim sormak istediğim bir soru var. Ekonomistlerin çok sık dile getirmeye başladı bir laf var vahşi kapitalizm Türkiye’de yayıldı.

Şimdi vahşi kapitalizm sadece Türkiye’de değil kapitalizm tüm dünyada yayıldı. Türkiye’de yayıldığı doğru. Ben olaya şöyle bakıyorum kapitalizm her yerde aynı Türkiye’de dahil. Bir de bu kavram kişiler ve kurumlar için zamana ve mekana bağlı olarak değişebilir. Falan mekan da filan saatte vahşice davranabilir ama belli bir süre sonra bu sefer vahşice davranmaya bilir. Efendim faiz tefecilik gibi bir durumlar var. Ama bunlar toplumun bilinçlenmesiyle alakalı işler. Efendim tüketicinin kendi finansmanını yönetememesi gibi. Türkiye’de birazcık ekonomi oldu. Bizim memur arkadaş karısı memur kendisi memur hemen araba aldılar hemen ev aldılar. Maaşları kredilere bağladılar. Bunların hepsi hayat bilgisiyle alakalı bir şey bizim çocukluğumuzda hayata bilgisi diye bir ders vardı. Biz orada trafik ışıklarını falan öğretirlerdi. Şimdi biz bu hayat bilgisinin içine biz bunları da katmalıyız. Kredi nedir? Finansal bilinç nedir? Bunların hepsi cehaletin giderilmesiyle alakalı işler. Burada çok önemli bir cümle var. Kişi bildiğinin alimi bilmediğinin cahilidir. Canan Karatay hoca Türkiye’nin en önemli profesörlerinden biri çok iyi biliyor ama bir dolandırıcı onu kandırabiliyor. Vahşi kapitalizmi önleyebilecek tek şey var o da iman bilinci.

ARAP ÜLKELERİ BU HALDE OLMAZDI

Dağhan, soru üstüne soru üreteyim o zaman Kur’an Arapça okutulması bu toplumdaki cehaleti arttırmıyor mu?

Bu tezinin doğru olmadığını şöyle söyleyeyim şuanda kuranın en çok anlaşılmadı yer Arapça konuşulan ülkeler. Eğer dediğin doğru olsa dinleyenler Kuran’ı anlamış olsa Arap ülkeleri bu halde olmazdı. Bakın Kuran bir hayat kitabıdır ve vahiyle gelmiştir. Kuran’ı kendi kafasından uydurmamıştır peygamber efendimiz imanla ilgili şey bu. Kuran’ın her şeyi Cebrail Aleyhisselam tarafından gelmiştir. Her sene inen ayetleri kontrol etmişlerdir. 5 sene boyunca mukabele olarak okunmuş teyit edilmiştir. Mukabele sözünün temeli bilinmiyor ama efendimiz her ramazan ayında Cebrail AS. İle karşılıklı oturup o güne kadar inen ayetleri kontrol etmiştir. Değişmeyen tek kitaptır. >>>Devam edecek

Kaynak: Editör: Ahmet Akosmanoğlu
 
Etiketler:
Yorumlar