Haber Detayı
31 Ocak 2016 - Pazar 20:51 Bu haber 1279 kez okundu
 
MHP’lileri, anlamak falan mümkün değil
7 Haziran sonrasında hükümetin AK Parti MHP Koalisyonuyla kurulmasını açıkça önerdiğini söyleyen Halil Ürün buna ilk önce MHP’lilerin karşı çıkmasına bir türlü anlam vermediğini belirtti.
Siyaset Masası Haberi


Ürün, “Koalisyona en önce MHP’liler karşı çıktı. MHP’lileri, anlamak falan mümkün değil. Taban istiyor, MHP yönetimi karşı çıkıyor. Yani ikinci bir seçime gerek kalmayabilirdi. Ama olmadı, koalisyon kültürü yok. Bu millet istikrar isterken, milletin derdini düşünen yok” dedi.

BİRİ BENİM BİRİ DE İBRAHİM HAKKI AŞGAR

Dağhan: Şimdi Sayın vekilim 7 Haziran seçimleri oldu ve ardından 1 Kasım sürecini hepimiz takip ettik. 7 Haziran’da Ak Parti’nin ciddi bir oyu düştü. 1 Kasım’da oyları tekrar hatta daha fazlasını alarak tek başına iktidara geldi. Bu süreci siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Neden 7 Haziran da düşük oy alındı da sonrasında oylar tekrar yükseldi.

Akosmanoğlu: Mustafa beyin sorusuna ilave olarak sorayım bende 7 Haziran’da 1. Sıra adayı olan Halil Ürün, 1 Kasım’da neden liste dışı kaldı.

Şimdi Ak Parti’nin kuruluşundan beri varım. Refah Partisi dönemi siyaset yaptık. Refah Partisi kapanıp, Fazilet kurulurken katkı verdik. Fazilet döneminde de bazı parti içi meselelerde görüş beyan ettik. Bu genel merkezde, faziletin genel merkezde ciddi tartışmalara sebep oldu. Arkasından Ak Parti kurulurken de görüşlerimiz dikkate alındı. Bu anlamda partinin kurucusu Genel Başkanımız partiyi kurmadan önce Afyon’da iki kişiyle istişare etti. Afyon’dan İstanbul’a davet etti. Biri benim biri de İbrahim Hakkı Aşgar. Daha Ak Parti falan yok ortada yeni kurulacak. Başladık, sonra Ak Parti’yi kurduk. Sonra Ak Parti’nin kuruluşunda yoğun bir şekilde gayret gösterdik. Ak Parti tüzüğü yazılmadan önce, ekonomik programı yazılmadan önce kurucular kuruluyla ve diğer istişare edenleriyle Afyonda ikbal otelde çalıştılar. Bundan sonra kuruluş ilan edildi. Şimdi hepsinde katkımız var. O zamandan beride siyasetin içindeyiz. Gelişen durumlarla ilgili fikirlerimizi söyledik. Ve 2011 döneminden beri milletvekiliyim. 2011 yılından bu tarafa yani 24. Dönem milletvekili olarak hükümetteki arkadaşlarımıza bir kısım taleplerimizi, milletimizin taleplerini tabandan taşıyarak ilettik.

7 HAZİRANDAN BÜROKRATLAR BİZE OYUN OYNADI

7 Haziran seçim beyannamesiyle 1 Kasım seçim beyannamesi arasındaki ekonomik büyüklüğü söyleyeyim. Biz taleplerimizi ilettiğimizde 7 Haziran seçimlerine gitmeden önce “Ya şu emekli maaşlarına 200 lira zam yapın” diye talebi bir buçuk- iki senedir iletiyordum. Bunun 100 lirasını kabul ettiler. Ama bunu bürokratlar bize oyun oynadı. Kanunu biz çıkardığımız halde temmuza verdi. Seçimden sonrasına. Biz arazide bunu anlatmak zorunda kaldık. Dedik ki şu %15 desteği, destek primini bağ-kurların kaldıralım. Daha başka da bir sürü taleplerimiz oldu. Yatırımlarla ilgili bir takım şeylerle ilgili. Bunları “ekonomik dengeler bozulur, asgari ücreti arttıramayız, işte efendim şöyle yapamayız, böyle yapamayız” diye dillendirdiler. Sonuç itibariyle 7 Haziran’a giderken bu millete vaad ettiğimiz ekonomik büyüklük 4,5 milyar TL idi. 1 Kasım’a giderken 30 Milyar dan fazla bir vaatte bulunduk. 30 milyar bulunduğumuz vaad bizim oylarımızı 8 puan arttırdı. Tabi konjonktürel başka şartlarda var. Sadece ekonomiyle ilgili kısmını söylüyorum yani. Sonuç itibariyle bunlar fazladan falan verilmiş şeyler değil. Verilmesi gereken şeyler.

 

İKTİDAR SORUNU YOK MUHALEFET SORUNU VAR

Mesela çalışan Bağ-Kurluların %15 olan destek primini önce 5 puan düşürdük. Arkasından tamamen kaldırdık. Çalışanlara ekonomiye katkıda bulunuyorlar diye. Bunlar 7 Haziran’dan öncede yapılabilirdi. Yapılmadı. Şimdi dolayısıyla aradaki fark bu. Bir de millet şunu gördü: İstikrarın ne demek olduğunu. Biz anlatıyorduk. Ya bak bu istikrarsızlık bizi sıkıntıya sokar. Dengesizlik sıkıntıya sokar. Hükümet 18 milletvekili eksik kalınca gördük. Yani mesela ben o zaman açıkca söyledim. Tabanımız öyle istiyordu. Bu hükümeti MHP’yle kurmalıyız CHP’yle değil diye. MHP ile AK Parti hükümet kurmalı diye. Abi buna en önce MHP’liler karşı çıktı. En önce MHP’liler, anlamak falan mümkün değil. Taban istiyor, MHP yönetimi karşı çıkıyor. Yani ikinci bir seçime gerek kalmayabilirdi. Çok rahatlıkla yapılabilirdi. Ama olmadı, koalisyon kültürü yok. Bu millet istikrar isterken, milletin derdini düşünen yok. Kendini düşünen muhalefet sorunu var. Bu ülkenin en büyük sorunu Türkiye’de İktidar sorunu yok muhalefet sorunu var.

PARA NETİCE İTİBARİYLE BU EKONOMİYE CANDIR

Dolayısıyla biz kendi içimizde de Ak Parti olarak muhalefeti temsil edecek talepleri, muhalefetin taleplerini bile kendi içimizde kendi partimize götürdüğümüz için başarılıyız. Ve Ak Parti’de farklı fikirler, hükümet o günkü hükümet 7 Haziran seçimlerinden önceki hükümete ve parti yönetimine kabul ettiremediğimiz talepleri 7 Haziran seçimlerinden sonra mevcut yönetim kabul ettiği için bu sonuçlar oldu. Şimdi daha güzel şeyler olacak. Sizin hiç telaşeniz olmasın. Çok daha güzel şeyler olacak. Bunları vermekle falanda hiç bir şey olmayacak. Asgari ücrette veya emeklilerde veya sabit gelirlilerde hükümet kaynaklarından verdiğimiz para netice itibariyle bu ekonomiye candır. Verdiğimiz, insanlara candır. Bizim politikamız neydi. İnsanı yaşat devlet yaşasın. İnsana yaşama imkanı verirseniz devlet yaşar. Bugün 30 milyar paketin tamamı mesela %60’ını %70’ini çıkardık daha arkası da geliyor. Asgari ücretliye verdiğin 1300 lira ekonomiye döngü olarak gelecek.

VERDİĞİN PARANIN %40’INI VERGİ OLARAK ALIYORSUN

Emekliye verdiğin para ekonomiye döngü olarak gelecek. Kaldı ki verdiğin paranın sen zaten yaklaşık  %40’ını vergi olarak alıyorsun. 10 milyar versen 4 milyarı geri sana dönüyor. Kaynağında geri dönüyor üstelik. Üstadım  %18’i KDV kesiyorsun, geri kalanı da gelir vergisi olarak kesiyorsun. Ve bizim verilmesini istediğimiz bu kesimler ekonomik olarak alt gelir seviyesine sahip insanlar. Yani bunlar bu parayı alıp hemen ekonomiye sürüyorlar. Esnafın cebine, yani harcıyorlar. Dolayısıyla bu çok faydalı bir şey. Bir bu iki seçim arasında oyların artması, istikrarsızlığın ne demek olduğunu gördü millet.

MHP İLE HDP’Yİ BARAJIN ALTINA KALMASINI BEKLİYORDUM

Kendini inkar et, Cumhurbaşkanını.. Böyle saçma sapan, absürd şeyler dayatıldı bunlar görüldü. Bunu da bırakalım koalisyon kurulmuyor denildi anayasa gereği seçim hükümeti kurulacak mecliste grubu bulunan tüm partiler üye vermeleri gerekiyor. Başbakan seçti, ya çalışacak adamlarının bile olmasını engelledi CHP, bakan olmalarını engelledi. Seçim hükümeti yani bu anayasal bir hükümet. CHP bunu engelledi, işte muhalefet sorunu bu. MHP bunu engelledi. Genel başkanını dinlemeyen Tuğrul Türkeş’i aforoz ettiler. Tuğrul Türkeş o partinin kurucusunun oğlu. Şimdi bu ülkede bunların görünce millet “haa böyle olmuyor dedi” döndü anlatabiliyor muyum. Ben bu tepkinin çok daha büyük olacağını düşünüyordum, benim beklediğimden daha az tepki oldu. Yani ben şöyle bir şey bekliyordum.

Dağhan: 7 Haziran’da mı?

Hayır 1 Kasım’da bu millet aynı 2003 kasım 2002’de yaptığı gibi MHP ile HDP’yi barajın altına iter diye bekliyordum. Ama itmedi. Yani çok oy kaybettiler ama ikisi de düşmedi. CHP yerinde saydı.

ÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖ ÖNEMLİ

7 HAZİRAN LİSTESİ TABANIN VİCDANINI SIZLATTI

Gelelim arkadaşın sorusuna. 7 Haziran’da seçime gidiyoruz. 7 Haziran’da seçim listeler çıktı işte. Ben 1 de oldum. Liste oluştu 5 kişilik bir liste. Zaten biz biliyorduk yani. O listeyle seçime gittik biz, yani o liste Ak Parti tabanının vicdanını sızlattı. Yani bir kere Ak partinin içinde acaba 3. Sıraya bir bayan aday konulmalı mıydı? Bu sorunun cevabının verilmesi lazım. İkincisi 3. sıraya bir bayan aday konulacaksa bu Remziye Hocam mı olmalıydı. Bu sorulara verilen cevaplar seçim boyunca ve ondan sonraki süreç te hep konuşuldu. Hep konuşuldu. Ama Ak Parti teşkilatı öyle edepli, öyle disiplinli teşkilat ki hiç gıkını çıkarmadı. Çalıştı fakat kol kırıldı yen içinde kaldı ama kırık kol yani yen içinde olsa da sızlamaya devam etti, kan kaybetmeye devam etti. Buna rağmen halkımız bize. 52,5 oy verdi. Bu şaka şuka değil, Türkiye genelinde oy kaybediyorsunuz, her yerde milletvekili kaybediyorsunuz ama Afyon hem milletvekili kaybetmedi, oyunu kaybetti ama 52,5 oy aldı. 52,5 oy 40,5‘un üzerine tam 12 puan demek. Bu bütün seçimlerde Ak Parti’nin Türkiye ortalamasıyla Afyon’un arasındaki farkın en azami olduğu farktır. 

LİSTEDE YOKUM DİYE KAÇACAK FALAN DEĞİLİM

Bir Cumhurbaşkanı seçiminde 12 puanı yakaladık bir de bu 7 Haziran seçimlerinde en zayıf olduğumuz dönemde 12 puan farkı yakaladık. Şimdi 1 Kasım’da ise Türkiye genelinde 49,5 alınırken bu sefer daha da aştı Afyonlu, bunun için Afyon seçmenine bizim müteşekkir olmamız lazım, listeyi değiştirdiniz tamam biz bu listeye 52,5 vermiştik ama siz listenin %80 ini değiştirdiniz, 5 adayın 4 ünü değiştirdiniz. Yeni yapılan listeyi çok daha beğendik diye 63,10 verdik. Bu da Türkiye ortalamasının yaklaşık 13-14 puan üstü demektir. Yani 13,5 daha fazla verdi ki bu azami rakamdır. Türkiye ortalamasında aldığımız açık fark olarak yani bu durumda Afyon seçmenine bizim söyleyebileceğimiz tek şey var. Teşekkürler, teşekkürler, teşekkürler ve onların bu güvenine layık olmak için bireysel tartışmaları bırakıp çalışmamız lazım. Ve çalıştık seçim döneminde, yani ben listede yokum diye kaçacak falan değilim. Ben geldim şakır şakır, köy köy gittim kasaba kasaba gittim. Son 12-13 gün kala da koordinasyondaki aksaklıkları gidermek için Koordinasyon Merkezine oturdum. Burada da ciddi anlamda katkımız oldu. Elimizden geleni yaptık. Halkımızda bizim bu birlik ve beraberliğimize, edebimize, adabımıza, gayretimize en büyük primi verdi. 63.10’la. Bu kıl payı ya CHP’ye giden bin oy Ak Parti’ye gelse 4, MHP’ye giden oyların içinden 4 bin daha gelse 5. Yani kritik 6-7 bin oy. Bin CHP eksilecek 5 bin de MHP eksilecek 5-0. Öyle bir kritik seçim sonuçları yani.

ERTUĞRUL SEVİM DOĞRU SÖYLEMİŞ

Akosmanoğlu: Ertuğrul beyle yaptığımız söyleşide il yönetiminin yanlış oynadığını 1500 oy CHP’nin üzerine oynasaydı 4 milletvekili gidebilecek gibi bir ifade kullandı. Ak Parti  MHP’nin üstüne değil de CHP’nin üstüne siyasetini götürmüş olsaydı, 1000 oy almış olsaydı, Burcu Hanım gidemeyecek, Ak Parti 4 olacaktı. Böyle bir söylemi vardı.

Doğru söylüyor, 1500 değil bin. Matematiksel  bir tespit yani. Bunu herkes görebiliyor. Sizde görebilirsiniz yani.

Kaynak: Editör: Ahmet Akosmanoğlu
 
Etiketler:
Yorumlar