Haber Detayı
30 Mayıs 2017 - Salı 02:03 Bu haber 256 kez okundu
 
"Sözcü'den FETÖ'cü çıkarmak balığın ağaca tırmanması gibidir"
Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, "Cumhuriyet ve Sözcü Gazeteleri'nden FETÖ'cü çıkarmaya çalışmak, balığın ağaca tırmanması anlamına gelir" dedi.
Siyaset Haberi


Türkiye Cumhuriyeti'nin, her alanda olduğu gibi adalet alanında da büyük bir sınavdan geçtiğini kaydeden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, "Cumhuriyet Gazetesi ve Sözcü Gazetesi'ne Fethullahçı Terör Örgütü soruşturması kapsamında yapılan operasyon, aslında 'FETÖ ile mücadele ediyorum' diyen AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirenlere adeta bir gözdağı niteliğindedir. Cumhuriyet ve Sözcü Gazeteleri'nden FETÖ'cü çıkarmaya çalışmak, balığın ağaca tırmanması anlamına gelir" diye konuştu.

FETÖ ÜYELERİ VAR GÜÇLERİ İLE AKP İÇİN OY İSTEMEDİLER Mİ?

2002, 2004, 2007, 2009, 2011 seçimlerinde FETÖ üyelerinin var güçleri ile AKP için çalıştıklarını hatırlatan Milletvekili Köksal, "Takip ettiğimiz kadarıyla FETÖ soruşturmaları çerçevesinde açılan davalarda sanıklara örgüt bağı ile ilgili sorular yöneltilmekte, bunun yanı sıra 'Adalet ve Kalkınma Partisi'ne karşı kampanya yürüttünüz mü' diye ısrarla sorulmaktadır. Bir örgüt bağlantısının araştırılması, tabii ki Cumhuriyetimiz ve devletimiz için olmazsa olmazdır. Fakat bu araştırmanın AKP'ye karşı olanlara yönelik cezalandırma şeklinde olmaması gerekir. Hal böyle ise, o zaman bize şu soruyu sormak farz olur: 2002, 2004, 2007, 2009, 2011 seçimlerinde FETÖ üyeleri var güçleri ile AKP için oy istememişler midir? 2007 ve 2010 referandumlarında FETÖ, tüm yayın organları ile 'Evet' kampanyası yürütmemiş midir?” ifadelerini kullandı.

FETÖ ÜYELERİNİN İŞE BAŞLAMASINDAKİ REFERANSLAR DİKKATE ALINMIYOR

Milletvekili Köksal açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"FETÖ soruşturmaları hakkında dikkat çeken başka bir unsur da, terör örgütü ile bağlantılı olduğu belirlenen kişilerin ailelerinin de kamu görevlerinden ihraç edilmesi, soruşturmaya dahil edilmesi ve bazı durumlarda da tutuklanmasıdır. Bu konuda çok basit bir örnek vardır: Darbeci askerlerin arasında yer alan Mehmet Dişli'nin kardeşi Adalet ve Kalkınma Partisi'ndedir ve 21 Mayıs'taki kongreye kadar parti yöneticisidir. Mehmet Dişli'nin hakkında soruşturma açılmış mıdır? FETÖ ile ilgili vatandaşlarımızdan gelen başka bir şikayet konusu da şudur: Bir kişi, bu hain terör örgütünün üyesi isnadı ve iddiasıyla işten çıkarılırken, kamu görevinden ihraç edilirken, bu kişinin işe başlamasındaki referanslar dikkate alınmamaktadır. Sanki FETÖ üyeleri, kendiliğinden ilgili yer ve makamlara gelmiş gibi davranılmaktadır. Oysa hepimiz biliyoruz ki AKP döneminde, yeni işe başlayanlar ve yeni memur olanların en büyük dayanakları, AKP yöneticilerinden ve milletvekillerinden aldıkları referanslardır. Mesela, ihraç edilen hakim ve savcıların referansları hiç araştırılmış mıdır? Mesela, ihraç edilen öğretmenlerin, mesleğinde yükselip ihraç edilen hekimlerin, hakim ve savcıların referanslarının hiç bir önemi yok mudur? Burada FETÖ üyesi memur ve işçiler kadar, onların iş ve işlemlerine destek veren, göz yumanların sorumluluğu ne olacaktır? Artık yandaş yazarların bile tereddütle baktığı adına FETÖ ile mücadele denilen güçler savaşı, gerçek adaletin rayına oturmalıdır. Aksi takdirde FETÖ ile gerçek bir mücadele yapılmazsa, birkaç yıl sonra yeni bir 15 Temmuz'la karşılaşırız."

Kaynak: Editör: Ahmet Akosmanoğlu
 
Etiketler:
Yorumlar