Yazı Detayı
23 Temmuz 2014 - Çarşamba 23:45 Bu yazı 1315 kez okundu
 
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
Rabia Çelikoğlu
 
 

Ramazan-ı Şerifin 27. gecesi İslam dünyasında “KADİR GECESİ” olarak bilinir ve kutlanır. Kadir gecesi, gecelerin en feyizlisidir. Çünkü bu gecede yapılan ibadet, içinde kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha hayırlıdır. Nitekim aynı adı taşıyan sure-i celilede şöyle buyurulmaktadır.

“Doğrusu biz Kur’an’ı kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. Gece tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”

Zaman ve mekanlar kendilerinde meydana gelen büyük ve önemli olaylarla değer kazanırlar. Kadir gecesi hayırlarla dolu olayların meydana geldiği bir gecedir. Çünkü bu gecede kadri yüce bir kitap olan Kur’an-ı Kerîm inmeye başlamıştır. Kur’an-ı Kerîm gibi insanlık için bir hidayet rehberi olan kitabın böyle bir gecede inmesi ona müstesna bir şeref kazandırmış, kadrini yüceltmiştir.

Allah tarafından Cebrâil aleyhi’s-selâm adındaki melek aracılığıyle peygamberimize vahyolunan, onun hayatında tamamen yazılıp tespit edilen ve daha sonra da mushaf haline getirilen Kur’an-ı Kerîm, peygamberimize vahyolunduğu gündenberi hiçbir değişikliğe uğramadan nesilden nesile geçerek bize kadar gelmiştir. Bu özelliği taşıyan, yani ilk nazil olduğu şekilde bir kelime eklenmeden ve bir kelime eksilmeden günümüze kadar gelen tek kitap hiç şüphe yok ki Kur’an-ı Kerîm’dir. Çünkü onun her türlü değişiklikten korunacağını Cenâb-ı Hak va’d buyurmuştur. Hicr sûresinin 9. âyetinde meâlen: “Doğrusu Kur’anı biz indirdik, onun koruyucusu da biziz” buyurulmuştur.

Kur’an-ı Kerîm, eşi olmayan bir kitaptır. Çünkü o, insan sözü değil, Allah kelâmıdır. Lafzı da manası da Allah’ındır. Peygamberimiz sadece onu insanlara tebliğe vasıta olmuştur.”

Bakara sûresinin 97. ayetinde şöyle buyurulmuştur: “De ki her kim Cebrâil’e düşman ise bilsin ki o, Kur’an’ı Allah’ın izniyle, kendisinden öncekini tastik ederek yol gösterici ve mü’minlere müjdeci olarak, senin kalbine indirmiştir”. Yani o, senin değil, Allah’ın sözüdür. Cebrâil aleyhi’s-selam da onu indirmeye memurdur.

Kur’an-ı Kerîm, kendisinin Allah tarafından vahyedilmiş olduğunu bildirmiş, bunda şüphesi olanları ona benzer bir eser meydana getirmeye çağırmış, bunun başarılamıyacağını da haber vermiştir. İsrâ sûresinin 88. ayetinde: “De ki, insanlar ve cinler birbirine yardımcı olarak bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak için biraraya gelseler, andolsun ki yine de benzerini ortaya koyamazlar” buyurmuştur.

Bakara sûresinin 23. ayeti de meâlen şöyle: “Kulumuz Muhammed’e indirdiğimiz Kur’an’da şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sûre meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz Allah’tan başka güvendiklerinizi de yardıma çağırın”.

Kur’an-ı Kerîm, Arapların şiir ve hitabette doruk noktasında oldukları bir devirde nazil olmuştur. Mekke müşrikleri, Kur’an’ın gönülleri aydınlatan nurunu söndürmek için, “Bu Kur’an’ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki galip gelirsiniz” demeye varıncaya kadar her çareye başvurdukları halde onun bir tek sûresinin benzerini vücuda getirememişler, bu yüzden silaha sarılmak zorunda kalmışlardır.

Kur’an-ı Kerîm, İslâmiyetin ana kitabıdır. Dinin esasıdır. Dinî hükümlerin dayanağı olan dört delilin birincisidir. Bütün dinî esasları ihtiva eden Kur’an-ı Kerîm, semavî kitapların da özetidir. İtikadî, ahlâkî, amelî, ictimaî her bakımdan insanı ve insan topluluklarını maddî manevî mutluluğa ulaştıracak her şeyi bildirmiştir. Nahl sûresinin 89. ayetinde meâlen şöyle buyurulmuştur:

“Ey Muhammed, sana, her şeyi açıklayan ve müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kur’an’ı indirdik”.

Kur’an-ı Kerîm, insanlar için bir hidâyet kaynağı olarak gönderilmiştir. Bu husus, önemine binâen birçok ayette sık sık tekrarlanmıştır. Bu ayetlerden birisi de İsrâ sûresinin 9. ayetidir, meâlen şöyledir:

“Doğrusu bu Kur’an, en doğru yola hidâyet eden ve yararlı işler yapan mü’minlere büyük ecir olduğunu, ahirette inanmayanlara yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler”.

Kur’an-ı Kerîm’in ilk sûresi olan Bakara süresinin ilk ayetlerinde de, Kur’an’ı Kerîm’in Allah’a karşı gelmekten sakınanlara hidâyet eden, yol gösteren bir kitap olduğuna dikkat çekilmiştir.

Kur’an-ı Kerîm, son semavî kitap olarak gönderildiğinden talimatı da bütün insanlığı içine alacak şekilde geniştir.

Kur’an-ı Kerîm, herşeyden evvel Allah’ın varlığını, birliğini, O’nun yüksek sıfatlarını, yaratıklara olan rahmet ve mağfiretinin genişliğini tesbit ve talim eder. Batıl ve sapık akîdeleri, putperestliğin her çeşidini reddeder. İnsanları yükselten en önemli ve ölmez prensipleri ortaya kor.

Kur’an-ı Kerîm, aile hayatı ile karı ile kocanın karşılıklı hak ve vazifelerinden milletlerarası münasebetlere; selâmlaşmaktan evlere izin alarak girme adabına varıncaya kadar sosyal hayatın bütün kurallarını gösterir; en yüksek en güzel ahlâk prensiplerini öğretir.

Kur’an-ı Kerîm, insana büyük değer verir. İnsanın en güzel sûrette yaratıldığını, yaratıkların en şereflisi olduğunu, ondan başka kâinatta her ne varsa hepsinin emrine âmâde bulunduğunu açıklar. Onun onurunu kıracak, kalbini incitecek davranışları yasaklar.

Kur’an-ı Kerîm; zina, fuhuş, sarhoşluk, adam öldürmek, yalan söylemek, iftira etmek, haksızlık yapmak, israf etmek, hıyanette bulunmak, gıybet etmek ve toplumu birbirine düşürecek şekilde bozgunculuk yapmak gibi toplumu temelinden sarsan kötülükleri yasaklar.

Hulâsa Kur’an-ı Kerîm, insanı dünya ve ahirette mutlu kılacak, Allah Teâlâ’nın rızasını kazandıracak herşeyi ihtiva eden bir Kitab-ı Mübîn’dir. Böyle bir kitabı rehber edinen yanılmaz. O’na sımsıkı sarılan sapkınlığa düşmez, O’nun gösterdiği yoldan yürüyen şaşırmaz ve O’nu okuyanın ecri az olmaz.

Kur’an-ı Kerîm’in inmeye başladığı böyle mübarek bir gecede yapacağımız ibadetlerden birisi de Kur’an okumak ve anlamı üzerinde düşünmektir. Çünkü Kur’an-ı Kerîm Cenâb-ı Hakk’ın insanlığa son mesajıdır. O’nun iyi anlaşılması ve uygulanması halinde insanlık mutlu olacaktır.

Bu duygularla şimdiden okuyucularımızın kadir gecelerini tebrik ediyor, daha nice kadir gecelerine sağlıkla erişmemizi ve bu gecenin dünyanın pek çok yerinde haksızlığa ve saldırıya uğramış müslüman kardeşlerimizin kurtuluşlarına vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan diliyorum ve gecenin fazileti ile ilgili bir Hadîs-i Şerif’in meâliyle bitiriyorum.

“Kim kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacağı ecri hesaba katarak, ibadetle ihya edecek olursa geçmiş günahları bağışlanır”.

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
EFSANE MÜDÜR OLMAK KOLAY DEĞİL!
KINA YAKMALARI GEREKİR
GÜNLERDEN PAZAR, BU PAZAR
REKABET VE MERHAMET
GELECEĞE YÖN VERENLER
SUSMUYORUZ! YA RESULALLAH!!!
Zaferlerin yanında bahsi geçmeyen 120.000 şehit Sarıkamış’ta ne oldu?
TEZATLIK MI VAR?
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALIYOR
DALGA GEÇİYORLAR
SADECE ALLAH RIZASI, GERİSİ BOMBOŞ
Hiç bir zaman vazgeçmeyecekler mi?
GEÇMİŞİNİ BİLMEZ, SOYTARILAR
‘’ Aslan yattığı yerden belli olur’’
KİM BİLİR
DOSTLUK DİLİ
KARDEŞLİK
‘Önce Ümmetim’
SÖZ DEĞİL TAŞ TAŞI
KADIN, ERKEK EŞİTLİĞİ
İNSANLIĞA GELEN İLK EMİR “OKU”
İKİ ÇEŞİT KALP
YİTİRDİĞİMİZ DEĞERLER
Dünyanın Hızına Ayak Uydurabilmek
Yolcuyuz
Tüketim Çağı
TARİHE YÖN VERECEK OLAN TEMEL AHLAK
ALLAH KATINDAKİ KIYMET
“Müminler tarağın dişleri gibi eşittir.”
Efendimiz’in yolu yolumuzsa gözümüz aydın!
Her yeni doğan gün, yeni başlangıçlar için bir fırsattır
AŞURE
BENCİLLİK
Kısalan günlerin gölgesi uzun olur
EBEDİ YURDUMUZ NERESİ?
DUA
ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ
Haftada bir gün bayramı olan başka kim var?
AYNI SAFTAYIZ
TEKNOLOJİ VE KARDEŞLİK
YERİN ALTIDA VAR UNUTANA!
KİMİN HEYBESİNDE NE VAR ?
KARDEŞLİK
BAŞARIYA ULAŞMANIN YOLU
HAYIR İŞLERİNDE YARIŞMAK
ÖNCE KENDİ KUSURLARIMIZI GÖRMEK LAZIM
Zandan kaçınınız, zira zannın çoğu günahtır
HİÇ BİR YOLCULUK BU KADAR İSTENMEMİŞTİR
TAKVA İLE ALLAHA YAKLAŞIRSINIZ
KURBAN
KADER
ON GECE
KUTLU ZAMANLARA ŞAHİTLİK ETMİŞ MEKANLAR
GÜNAHLA GİREN ARINMIŞ ÇIKAR
SINIRLARINI BİLEN KURTULUR
YEDİ SINIF MÜSLÜMAN
Hayırların İhsan Kaynağı:Allah
ALLAH KULLARINA ZULM ETMEZ, HAKSIZLIK ETMEZ
KANAATKÂR OLMAK VE İSRAF
YİYİNİZ İÇİNİZ FAKAT İSRAF ETMEYİNİZ !
KULA TEŞEKKÜR ALLAHA ŞÜKÜR
FIRSAT BU FIRSAT
Dinin yarısı sabır, yarısı da şükürdür
(Yâ Rabbi, ben Ebu Talib'in Yetimiyim)
ÇOK ŞÜKÜR
ALLAH BİR KULUNU SEVERSE
BOŞ GELİRSEN BOŞ GİDERSİN
HERKES LAZIM OLANI YANINA ALIR
Hayâ imandandır
Ucba, kibre düşürür
Müslümanda vesvese olur
Yepyeni Dirilişler Adına, Güzel Bayramlar
İNFAK MALIN BEREKETİNİ ARTIRIR
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
Böylece selametle cennete girersiniz.”
SON ON GÜNE HAZIRMIYIZ
HERŞEY GÜNAHMIDIR
En zor iş, karar vermektir
Mehmet Akif Olmak
Kader ile her şey belli ise, değişmeyecekse neden dua ediyoruz peki?
Başarıda inanç¸ güven ve cesaret
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA 2
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA
“Köle-Efendi İlişkisi ve Özgür Düşünce”
Asi kullara Allahü teâlânın müjdesi
Ahmağa verilecek cevap
Allahüteâlâ imana kefil değildir!
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
KALP NASIL? İMAN DOLU!
BİZİ BİZE BIRAKMA ALLAH’IM
HALİS SEVGİNİN MADENİ…
LABİRENTLERDEKİ RUHLAR
YOL GÜZEL, ÇAĞIRAN GÜZEL BİZEDE YÜRÜMEK DÜŞER.
Ne oldum deme, ne olacağım de!
DAHA İYİ ANLIYORUZ…
PEYGEMBERDEN ÖĞRENİLECEK ADETLER
DE Kİ ŞÜPHESİZ BENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
KUTLU ZAMAN DİLİMİ…
DE Kİ, HİÇ ŞÜPHESİZBENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
Kazancına haram karışan komşunun yemeği yenir mi?
SU-İ ZANDA BULUNMAK?
MİSAFİRE İKRAM…
Duada sınır tanımamak
BİR BEDENDE İKİ KALP OLMAZ!
BİRBİRİNİZLE İMTİHAN OLACAKSINIZ!
DUA ET KABUL EDEYİM!!!
ÜZÜLMEYİNİZ, GEVŞEMEYİNİZ, SABREDİNİZ…
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK 3
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK (2)
sırat-ı müstakimde olmak…
GAFLET İÇİNDE GAFLET
YA HAYIR KONUŞ YADA SUS!!!
GÜZELLİKLER HER ZAMAN SESSİZDİR….
DÜŞMEDEN DURABİLMEK…
HER VİRAJDA BEKLEYEN BİR PEYGAMBER VAR!
MEVLÂNA CELALEDDÎN-İ RÛMÎ
EN KIYMETLİ GÖREV NAMAZ…
KALANLARA SELAM OLSUN
“Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder”(Talak-2)
PEYGAMBER HAYATINI ÖRNEK ALIRSAN!
BİZİM KADIMLARIMIZ!!!
BİZLER VE ONLAR
BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR!
AYETLERLE ALLAH BİZE NE DİYOR?
CENNET UCUZ DEĞİL
HER ENGELİN ÖNÜNDE 3 YOL VARDIR
DEVLET REİSİNE DUA!
GÖNÜL AYNAMIZA BAKABİLİYOR MUYUZ?
NASIL OLURSANIZ, ÖYLE İDERE EDİLİRSİNİZ!
“BENİM KALBİM TEMİZ!” demek yeterli mi?
RABB’İM MERDİVEN YAPIYOR!
ÖLDÜN MÜ GEL BAKALIM!
AHİRETİ HATIRLAMAK İÇİN KABRİSTANA EN SON NE ZAMAN GİTTİNİZ?
KADINLAR SİZLERE BİR EMANETTİR!
DAVRANIŞLARIMIZ BİZE DÜŞMANLIK EDENLERİ Mİ SEVİNDİRİYOR YOKSA?
İNSANLIK
MܒMİN ALLAH’TAN RAZI OLURSA ALLAH’TA ONDAN RAZI OLUR
İNSAN DA BİR AĞAÇTIR YEŞERİR YA DA KURUYABİLİR
AMAN DİKKAT, AYAĞINIZ KAYMASIN!
Her bir günah insanın kendinden kaçışı anlamına gelir
HZ ALİ’NİN (ra) SON ÖĞÜTLERİ
SEN NE BÜYÜKSÜN Kİ, BİZİ YİNE KABUL ETTİN
ÇİZGİYİ AŞMAK NE DEMEKTİR?
İNSANLIK ÖLMEMELİ
BEDİR’DEN SAKARYA’YA YANSIYAN HEP AYNI RUHTU
İSLAM TARİHİNDE HİCRET’İN ÖNEMİ
EFENDİMİZ’DEN HİCRET MESAJI
GELECEĞE BİRLİKTE YÜRÜYECEĞİZ
PEYGAMBERİMİZ NASIRLI ELLERİ NEDEN ÖPTÜ VE NE DEDİ?
ümitsizliğe yer yok
ZAMANI DOĞRU KULLANIYOR MUSUNUZ?
İSLAM’DA VE BATI’DA İNSAN HAKLARI
KAPSAMA ALANINDA MIYIZ ?
CÖMERTLİK VE CİMRİLİKTE AİLENİN ÖNEMİ
Hedefimiz sadece dünyadan mı ibaret?
Hürriyet istismarı her zaman kriz doğurur
Fitne Adamlar
ANAHTAR: SALAVAT
Laf taşıma taş taşı!
KENDİ KENDİMİZİN TÖRPÜSÜ OLMAYALIM
DOĞRUYU ARAMAK
HAYAT GÖRÜNENDEN İBARET DEĞİLDİR
Kabe, bir sevda yoludur
Kadınlar gerçek değerini iSLAM’la bulmuştur
KURBAN NE DEMEKTİR?
Çocuklar, bayramın en güzel yönünü tadarlar
ATEŞE KOŞAN KELEBEKLER
Narsisizm ve değişen dünya'da Türkiye
HAC NEYİ ANLATIR?
Ana Babaya iyilik yapmak hac ve umre sevabı kazandırır
Hayat geçiyor