Yazı Detayı
25 Eylül 2014 - Perşembe 22:20 Bu yazı 2275 kez okundu
 
AHİLİK
Ahmet Akosmanoğlu
eda_03200@hotmail.com
 
 

Geçmişten günümüze kadar toplum içinde var olan Ahilik müessesesi her ne kadar günümüzde eski önemini yitirse de hala yaşatılmaya çalışılıyor.

Ahilik müessesesinin önemini yitirmesinin birçok sebebi var tabi, eskiden var olan küçük esnaf dediğimiz Terzi, Ayakkabı tamircisi ve buna benzer birçok iş kolu ülkemizde değişen ticaret ile yok olmakla yüz yüze. Bizlerin yaş gurubunda bulunan insanlar gayet iyi hatırlarlar okullar kapanmadan önce babalarımız bizim yaz tatilinde çırak olarak çalışacağımız iş yerleriyle konuşur yerlerimizi hazırlardı. Okulların kapanması ile birlikte hepimiz iş yerlerimizde çalışmaya başlardık. İlk gün babam götürürdü işyerine ustamıza bizi teslim ederken eti senin kemiği benim derdi. İlk ustam nur içinde yatsın terzi Ömer Duyurucu’ydu  yaşımız küçük olduğu için bizleri fazla sıkıştırmazdı iş yerinin bulunduğu mahallede çocuklarla oynamamıza izin verirdi bu da bizim hoşumuza giderdi. Sanki hiç işte çalışmıyor gibiydik. İlerleyen yıllarda çalıştığımız yerlerde değişmeye başladı, biraz daha büyüyünce eniştem Hacı Mehmet Çobanoğlu beni Pulluk demirlerini yapan bir atölyesi bulunan Hacı İbrahim Savrukoğlu amcaya verdi. Orada çalışmaya başladığımdan itibaren çalışmanın ve para kazanıp ev geçindirmenin ne demek olduğunu anlamaya başladım. Ondan sonraki durağım endam giysi ustam Tevfik Uz oldu. İşte ticaretle tanışmam da burada başladı. 1992 yılından itibaren de kendi iş yerimi çalıştırmaya başladım. Ticaret hayatına atıldığım bu yıl farkına vardım ta çocukluğumdan itibaren değişik iş yerlerinde çalışmamın nedenini. Hepsinden az yada çok bir şeyler öğrenmiştim bu konularla alakalı kendi işlerimi çözebilecek kadar bilgi sahibi olmuştum. Ama esas bana bütün çalıştığım yerlerde ben farkına varmadan bana ve benim gibi arkadaşlarıma, evlerimizde ailelerimiz tarafında verilen ahlak kavramının iş ahlakı kısmı verilmişti. İşte benim şu an elimde bulunan tek değer bu. Peki bize neler verildi. İlk önce dürüst olacaksın sonra büyüklerine saygıda kusur etmeyeceksin. Hırsızlık yapmayacaksın, Hak yemeyeceksin, Borcunu zamanında ödeyeceksin ödeyemiyor isen kaçmayacaksın inkar etmeyeceksin ödemiyorum demeyeceksin gün isteyecek çalışacak ve borcunu ödeyeceksin,  emanete hıyanet etmeyeceksin, hiç kimseye saygısızlık yapmayacaksın, yanında çalışan personelinin hakkını anlındaki ter kurumadan vereceksin ve bunlara benzer daha pek çok şey. Peki bittimi Ahilik kurumundaki öğrenciliğimiz hayır bitmedi hergün yeni şeyler öğreniyoruz. Son Dokuz yıldır içinde bulunduğum basın sektörü de bize her gün yeni şeyler öğretiyor yeter ki insan bu öğrendiği bilgileri ve insanları iyi analiz edip doğru olanlarını alsın. Bilinen olumsuzluklar nedeniyle sektördeki sıkıntılardan feryat etmek yerine bunlara çözüm yolları bulalım bulmaya çalışan insanları destekleyelim ve sektörümüzdeki patronundan muhabirine matbaacısından dağıtıcısına kadar bütün çalışanları rahatlatalım. Burada basın sektörüne yıllarca emek vermiş biz ve sektördeki herkese Ustalık yapmış Rahmetli İbrahim ve Şükrü Küçükkurt Ustalarımızı dualarımızdan unutmayalım, Hakkı Özsoy’a da sağlıklı huzurlu bir hayat dileyelim.

Dün Uzun yıllar önce yanımda çalışmış hatta bu mesleğe yeni başladığım zamanlarda tanıştığım ve kendisine sen bu işi yapamazsın deyip kapıyı gösterdikleri zaman bile yılmadan basın sektörünün içinde olmak için mücadele veren çalışan daha önce gazetemizin de yazı işleri müdürlüğü görevinde bulunan daha değişik kurumlarda görev alan ve son olarak gene ilimizde bir basın kuruluşunun yazı işleri görevinde bulunduktan sonra Eylül ayı başı itibari ile ayrılıp kendi gazetesini çıkartmak için mücadele veren Gökhan Kocaaslan kardeşimize ziyarette bulunduk. Gökhan Sinanpaşalı olduğu için sinanpaşa da Sinanpaşaya yakışacak Çiğiltepe ismini verdiği bir gazete çıkartmak için kolları sıvamış. Konuşmamızda kendimin yıllar önce ilk iş yerimi açarken yaşadığım duyguları o şevki o azmi o başarma duygusunu gördüm. Abi bir aydır uğraşıyorum 12 sayfalık bir gazete çıkartacağım hemen hemen bitti sayılır derken gözlerinin içi parlıyordu. Bize hedeflerini ulaşmak istediği noktaları anlattı. Biz başaracağından eminiz kendisinede her türlü desteği vereceğiz. Allah yardımcısı olsun. Büyüklerimiz bu konuda çok titizlerdi yetiştirdikleri her çırak kalfa ustalarının adıyla anılırdı. Biz herne kadar Gökhan’ın ustası olmasakta onun başaracağından eminiz.  Gelelim Ahilik Müessesesine günümüzde bu müessese maalesef kalmadı bunun yerine Mesleki Eğitim Merkezleri aldı. Bu Merkezleri de bir dahaki yazımda paylaşmak üzere. 

 
Etiketler:
Yorumlar