Yazı Detayı
26 Ekim 2014 - Pazar 22:14 Bu yazı 736 kez okundu
 
ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ
Rabia Çelikoğlu
 
 

Anne baba olarak çocuklarımızın sergilediği davranışları ya reddeder ya da kabul ederiz. Reddetme ya da kabul etme tavrı, anne babanın ruh haline göre değişiklik gösteriyor. Ebeveyn mutlu ve neşeliyse çocuğun yaptığı davranış yanlış da olsa kabul edilirken, öfekeliyse yahut canı sıkkınsa sorulan bir soruya dahi tahammül edemez oluyor.

Çocuklarımızla bir an yaşadığımız gerginlik ya da güzel iletişim o an olup bitse belki çok mesele değil. Fakat aramızda yaşananlar onun karakter ve kişilik oluşumunun temel taşları olarak en dibe yerleşiyor. Çocuklarımızda inatçı, kıskanç, güvensiz, kolayca yalana başvuran ya da tam aksine uyumlu, özgüven sahibi, dürüst kişiliğin temelini biz atıyoruz. Öyleyse çocuklarımızla iletişimimizin nasıl olduğunu düşünmemiz gerekir.

Çocuklarımızla geçirdiğimiz vakit bize yeterli görünse de aslında onlara yetmiyor çoğu zaman. Bir çocuk anne babasından çikolata ya da oyuncak yerine emin olun, onlarla birlikte gezmek, oyunlar oynamak, en önemlisi de muhabbet etmek ister. Bir çocuk ciddiye alınmak ister. Ayrıca, önemli olan çocuğumuzla geçirdiğimiz zamanın dakikası saati değil, verimli olup olmadığıdır.

Önce ev hanımı bir anneden başlayalım. Ev hanımı bir annenin günü üç öğün yemek, temizlik, bulaşık, ütü, misafirler, komşu ziyaretleri derken akıp gider. Bu rutin içinde sadece çocuğa ayrılmış bir zaman dilimi genellikle bulunmaz. Çocukla ilgi, onun anlık ihtiyaçlarının karşılanma çabasıyla sınırlıdır. Bu durumdaki anne çoğu zaman “Kendime bile vakit ayıramıyorum ki bir de çocukla oyun mu oynayayım!” diye düşünür.

Annenin çocuğundan istediği genellikle şudur: Benim sözümden çıkmasın. Bir dediğimi ikiletmesin, zaman zaman bana yardımcı olsun. Benim çizdiğim kalıpta kalsın. Anne ister, fakat bunların bir çocuğun yapamayacağı şeyler olduğunu bilmez. Bir çocuğun daha hayatının ilk döneminde kendine özgü bir dünyası vardır. Düşünür, hisseder, etkilenir, hayaller kurar. Bunlara göre tutum ve davranışlar geliştirir. Onun belli davranış kalıplarına zorlanması, hele de itaat ettirmek için fiziksel ya da psikolojik şiddetin bir araç olarak kullanılması kişiliğinde derin yaralar açar ve bu yaralar bazen bir ömür kapanmaz.

Çocuğun belli kurallara uyması için önce annenin tam olarak ne söylediğini, neden söylediğini, çocuğun o kurallara neden uyması gerektiğini bilmesi çok önemlidir. Anne, yanlış ezberler üzerinden ya da anlık reaksiyonlarla talepte bulunduğu zaman, emin olun, çocuk kendinden ne istendiğini anlayamayacaktır. O vakit de ebeveyn tabiri ile “kendi bildiğini okur.” Oysa çocuk size ikna olursa aranızda iletişim engeli kalmayacaktır.

Eğer anne çalışıyorsa, ev hanımı anne ile çocuk arasındaki iletişim sorunları genellikle daha da ağırlaşır. Evin yükünün üzerine bir de bütün gün çocuktan ayrı kalma mecburiyeti ve iş hayatının stresi eklenir. Çalışan annenin çocuğa ayıracak vakti çok daha azdır. Ev hayatının, iş hayatına ayak bağı olmaması için daha planlı olması gerekir. Dolayısıyla çocuğundan düzenli tertipli olmasını ister. Adeta çocuk çizilen zaman cetvelinin dışına çıkamaz. Vaktinde uyuması, vaktinde uyanması, odasını toplaması, üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirmesi beklenir. Elbette derslerinde başarılı olmalı, ebeveynden fazla katkı beklememelidir. Bütün bunlar gerçekleşirken, koşuşturmadan uzak, sükûnetli aile ortamı bir özlem olarak büyür çocukta.

Babalar sabah gider, akşam genellikle yorgun döner. Hatta kim bilir gün içinde yaşanan ne sebebiyle öfkeli olduğu akşamlar da az değildir. Ev onun için bir rahatlama ortamıdır. Sofra hazır olmalı, kendisinden bir şey istenmemeli, çocuklar onu rahatsız etmemeli…Yemeğini yer, çayını kahvesini içer, televizyonda mutlaka izlemesi gereken programlar vardır, onları izler. Haberler, spor, açık oturum, vs…

Peki baba açısından çocuk nedir? Büyütülmesinden annenin sorumlu olduğu, kendisinin ancak maddi destek sağlayabileceği, bunun için de daima minnet duyması gereken kişi! Babalar bebeklerden zaten anlamaz! Çocuk büyüdüğünde ise okuluna kursuna gönderiyordur işte. Daha ne olsun! Çocukla oynamak, konuşmak, onu ciddiye almak, televizyonu kapatıp onu dinlemek, ona anlatmak… Bunlar erkekliğe uymaz!

Böyle kodlanmıştır ama Allah Rasulü s.a.v.’in çocuklarla münasebeti tam da zıddını anlatır. Çocukları sırtına bindirip dizleri ve elleri üzerinde onları gezdiren bir peygamber… Hutbe okurken mescide giren çocuğu inip kucağına alan, onunla hutbesine devam eden bir peygamber… Çocuklarla ciddi sohbetler eden, onlarla konuşurken ya kendisi çömelerek ya da kucağına kaldırarak konuşma seviyesini eşitleyen, böylece insanlığa olağanüstü bir nezaket dersi veren bir peygamber… Çocuklara emir sigasıyla konuşmayan, dik bir üslupla onları zorlamayan, çocuğunu öpüp okşamadığını anlatan sahabiyi kınayan bir peygamber… Ve ergenlik yaklaşırken yetişkin bir bireyin hak ve yükümlülüklerine onları dahil etmek için ebeveyne emirler, tavsiyeler veren bir peygamber…

İşte ümmeti olan bizler...ve arasındaki farklılıklar...

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
EFSANE MÜDÜR OLMAK KOLAY DEĞİL!
KINA YAKMALARI GEREKİR
GÜNLERDEN PAZAR, BU PAZAR
REKABET VE MERHAMET
GELECEĞE YÖN VERENLER
SUSMUYORUZ! YA RESULALLAH!!!
Zaferlerin yanında bahsi geçmeyen 120.000 şehit Sarıkamış’ta ne oldu?
TEZATLIK MI VAR?
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALIYOR
DALGA GEÇİYORLAR
SADECE ALLAH RIZASI, GERİSİ BOMBOŞ
Hiç bir zaman vazgeçmeyecekler mi?
GEÇMİŞİNİ BİLMEZ, SOYTARILAR
‘’ Aslan yattığı yerden belli olur’’
KİM BİLİR
DOSTLUK DİLİ
KARDEŞLİK
‘Önce Ümmetim’
SÖZ DEĞİL TAŞ TAŞI
KADIN, ERKEK EŞİTLİĞİ
İNSANLIĞA GELEN İLK EMİR “OKU”
İKİ ÇEŞİT KALP
YİTİRDİĞİMİZ DEĞERLER
Dünyanın Hızına Ayak Uydurabilmek
Yolcuyuz
Tüketim Çağı
TARİHE YÖN VERECEK OLAN TEMEL AHLAK
ALLAH KATINDAKİ KIYMET
“Müminler tarağın dişleri gibi eşittir.”
Efendimiz’in yolu yolumuzsa gözümüz aydın!
Her yeni doğan gün, yeni başlangıçlar için bir fırsattır
AŞURE
BENCİLLİK
Kısalan günlerin gölgesi uzun olur
EBEDİ YURDUMUZ NERESİ?
DUA
Haftada bir gün bayramı olan başka kim var?
AYNI SAFTAYIZ
TEKNOLOJİ VE KARDEŞLİK
YERİN ALTIDA VAR UNUTANA!
KİMİN HEYBESİNDE NE VAR ?
KARDEŞLİK
BAŞARIYA ULAŞMANIN YOLU
HAYIR İŞLERİNDE YARIŞMAK
ÖNCE KENDİ KUSURLARIMIZI GÖRMEK LAZIM
Zandan kaçınınız, zira zannın çoğu günahtır
HİÇ BİR YOLCULUK BU KADAR İSTENMEMİŞTİR
TAKVA İLE ALLAHA YAKLAŞIRSINIZ
KURBAN
KADER
ON GECE
KUTLU ZAMANLARA ŞAHİTLİK ETMİŞ MEKANLAR
GÜNAHLA GİREN ARINMIŞ ÇIKAR
SINIRLARINI BİLEN KURTULUR
YEDİ SINIF MÜSLÜMAN
Hayırların İhsan Kaynağı:Allah
ALLAH KULLARINA ZULM ETMEZ, HAKSIZLIK ETMEZ
KANAATKÂR OLMAK VE İSRAF
YİYİNİZ İÇİNİZ FAKAT İSRAF ETMEYİNİZ !
KULA TEŞEKKÜR ALLAHA ŞÜKÜR
FIRSAT BU FIRSAT
Dinin yarısı sabır, yarısı da şükürdür
(Yâ Rabbi, ben Ebu Talib'in Yetimiyim)
ÇOK ŞÜKÜR
ALLAH BİR KULUNU SEVERSE
BOŞ GELİRSEN BOŞ GİDERSİN
HERKES LAZIM OLANI YANINA ALIR
Hayâ imandandır
Ucba, kibre düşürür
Müslümanda vesvese olur
Yepyeni Dirilişler Adına, Güzel Bayramlar
İNFAK MALIN BEREKETİNİ ARTIRIR
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
Böylece selametle cennete girersiniz.”
SON ON GÜNE HAZIRMIYIZ
HERŞEY GÜNAHMIDIR
En zor iş, karar vermektir
Mehmet Akif Olmak
Kader ile her şey belli ise, değişmeyecekse neden dua ediyoruz peki?
Başarıda inanç¸ güven ve cesaret
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA 2
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA
“Köle-Efendi İlişkisi ve Özgür Düşünce”
Asi kullara Allahü teâlânın müjdesi
Ahmağa verilecek cevap
Allahüteâlâ imana kefil değildir!
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
KALP NASIL? İMAN DOLU!
BİZİ BİZE BIRAKMA ALLAH’IM
HALİS SEVGİNİN MADENİ…
LABİRENTLERDEKİ RUHLAR
YOL GÜZEL, ÇAĞIRAN GÜZEL BİZEDE YÜRÜMEK DÜŞER.
Ne oldum deme, ne olacağım de!
DAHA İYİ ANLIYORUZ…
PEYGEMBERDEN ÖĞRENİLECEK ADETLER
DE Kİ ŞÜPHESİZ BENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
KUTLU ZAMAN DİLİMİ…
DE Kİ, HİÇ ŞÜPHESİZBENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
Kazancına haram karışan komşunun yemeği yenir mi?
SU-İ ZANDA BULUNMAK?
MİSAFİRE İKRAM…
Duada sınır tanımamak
BİR BEDENDE İKİ KALP OLMAZ!
BİRBİRİNİZLE İMTİHAN OLACAKSINIZ!
DUA ET KABUL EDEYİM!!!
ÜZÜLMEYİNİZ, GEVŞEMEYİNİZ, SABREDİNİZ…
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK 3
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK (2)
sırat-ı müstakimde olmak…
GAFLET İÇİNDE GAFLET
YA HAYIR KONUŞ YADA SUS!!!
GÜZELLİKLER HER ZAMAN SESSİZDİR….
DÜŞMEDEN DURABİLMEK…
HER VİRAJDA BEKLEYEN BİR PEYGAMBER VAR!
MEVLÂNA CELALEDDÎN-İ RÛMÎ
EN KIYMETLİ GÖREV NAMAZ…
KALANLARA SELAM OLSUN
“Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder”(Talak-2)
PEYGAMBER HAYATINI ÖRNEK ALIRSAN!
BİZİM KADIMLARIMIZ!!!
BİZLER VE ONLAR
BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR!
AYETLERLE ALLAH BİZE NE DİYOR?
CENNET UCUZ DEĞİL
HER ENGELİN ÖNÜNDE 3 YOL VARDIR
DEVLET REİSİNE DUA!
GÖNÜL AYNAMIZA BAKABİLİYOR MUYUZ?
NASIL OLURSANIZ, ÖYLE İDERE EDİLİRSİNİZ!
“BENİM KALBİM TEMİZ!” demek yeterli mi?
RABB’İM MERDİVEN YAPIYOR!
ÖLDÜN MÜ GEL BAKALIM!
AHİRETİ HATIRLAMAK İÇİN KABRİSTANA EN SON NE ZAMAN GİTTİNİZ?
KADINLAR SİZLERE BİR EMANETTİR!
DAVRANIŞLARIMIZ BİZE DÜŞMANLIK EDENLERİ Mİ SEVİNDİRİYOR YOKSA?
İNSANLIK
MܒMİN ALLAH’TAN RAZI OLURSA ALLAH’TA ONDAN RAZI OLUR
İNSAN DA BİR AĞAÇTIR YEŞERİR YA DA KURUYABİLİR
AMAN DİKKAT, AYAĞINIZ KAYMASIN!
Her bir günah insanın kendinden kaçışı anlamına gelir
HZ ALİ’NİN (ra) SON ÖĞÜTLERİ
SEN NE BÜYÜKSÜN Kİ, BİZİ YİNE KABUL ETTİN
ÇİZGİYİ AŞMAK NE DEMEKTİR?
İNSANLIK ÖLMEMELİ
BEDİR’DEN SAKARYA’YA YANSIYAN HEP AYNI RUHTU
İSLAM TARİHİNDE HİCRET’İN ÖNEMİ
EFENDİMİZ’DEN HİCRET MESAJI
GELECEĞE BİRLİKTE YÜRÜYECEĞİZ
PEYGAMBERİMİZ NASIRLI ELLERİ NEDEN ÖPTÜ VE NE DEDİ?
ümitsizliğe yer yok
ZAMANI DOĞRU KULLANIYOR MUSUNUZ?
İSLAM’DA VE BATI’DA İNSAN HAKLARI
KAPSAMA ALANINDA MIYIZ ?
CÖMERTLİK VE CİMRİLİKTE AİLENİN ÖNEMİ
Hedefimiz sadece dünyadan mı ibaret?
Hürriyet istismarı her zaman kriz doğurur
Fitne Adamlar
ANAHTAR: SALAVAT
Laf taşıma taş taşı!
KENDİ KENDİMİZİN TÖRPÜSÜ OLMAYALIM
DOĞRUYU ARAMAK
HAYAT GÖRÜNENDEN İBARET DEĞİLDİR
Kabe, bir sevda yoludur
Kadınlar gerçek değerini iSLAM’la bulmuştur
KURBAN NE DEMEKTİR?
Çocuklar, bayramın en güzel yönünü tadarlar
ATEŞE KOŞAN KELEBEKLER
Narsisizm ve değişen dünya'da Türkiye
HAC NEYİ ANLATIR?
Ana Babaya iyilik yapmak hac ve umre sevabı kazandırır
Hayat geçiyor