Yazı Detayı
11 Kasım 2014 - Salı 22:13 Bu yazı 874 kez okundu
 
TARİHE YÖN VERECEK OLAN TEMEL AHLAK
Rabia Çelikoğlu
 
 

Müslüman toplumlar kendi kaynaklarını harekete geçirirken, tarihin akışı da batıdan doğuya ve Asya’ya doğru kayıyor. Doğu ile batı arasındaki ekonomik uçurum giderek azalıyor. Dünyanın en dinamik ekonomileri artık Amerika ve Avrupa’da bulunmuyor. Genç nüfus, bu süreci tetikleyen unsurların başında geliyor. Batı toplumları yaşlanırken, Batılı olmayan dünyadaki genç nüfus hızla artıyor. Küreselleşmenin sağladığı imkanları bir fırsata dönüştüren toplumlar, tarihin merkezine doğru emin adımlarla ilerliyor.

Tarihin bu büyük kırılma anının temel sebeplerinden biri Batı paradigmasının eski gücünü yitirmesi. Avrupa medeniyetinin ondokuzuncu yüzyılın ortalarında ve yirminci yüzyılın başlarında sergilediği büyüme ve yayılma enerjisinin yerinde bugün ekonomik krizler, yaşlanan nüfus, özgüvenini yitirmiş ve bohem bir toplum var. Batı ile dünyanın geri kalanı arasında var olan bağımlılık ilişkisi, artık açık bir şekilde sorgulanıyor.

 On yıllar boyunca kronik hale gelmiş sorunların birkaç ay içinde çözüleceğini varsaymak naiflik olur. Dahası çok çalışmak, anayasa yazmak, basın özgürlüğünü garanti altına almak, atılması gereken adımlardan sadece bazıları.

Yeni bir tarihî sürecin daha başındayız. Bu yeni tarihin dayandığı ilkeler ne olacak? Arap ve İslâm dünyası Batıyı taklit ederek yeni baskı rejimleri mi üretecek, yoksa gerçekten köklü ve sahici bir dönüşüm mü geçirecek? Bu tarihe yön verecek olan temel ahlâkî, manevi ilkeler, toplumsal değerler nelerden müteşekkil olacak?

Arap ve İslâm dünyasının temiz bir başlangıç yapabilmesi için, yeni bir dünya görüşünü ve alem tasavvurunu benimsemesi ve hayata geçirmesi gerekiyor. İnsanı ve onun arzularını her şeyin merkezine koyan batı hümanizmi artık iflas etti. Bunun yerine insanı büyük varlık dairesi içine yerleştiren, ona eşref-i mahlukat olarak bakan ama ahlâkî sınırlarını da çizen bir insan tasavvuruna ihtiyaç var.

 Uzun bir çöküş dönemi, ardından gelen işgal ve sömürgecilik yılları, müslüman toplumlarda derin bir travma doğurdu. Tarihe yön vermiş, evrensel medeniyet üretebilmiş bir dünya, bir anda tarihin kenarına itildi. İslâm dünyasının içinde bulunduğu siyasî ve ekonomik şartlar, müslüman kimliğin mümkün kıldığı asalet ve özgüven karşısında tam bir çatışmaya, psikolojik gerginliğe neden oldu uzun yıllar.

Şimdi İslâm dünyası bu atalet ve uykudan uyanıyor. Kendi kimliğinin imkanlarını yeniden keşfediyor. Dünyaya farklı bakmayı öğreniyor. Tarihe yön verebileceğine olan inancını yeniden kazanıyor. Hakim güçlere karşı aşağılık kompleksi içinde davranmıyor. Herkes için adalet, eşitlik, özgürlük, refah istiyor. Kendi değerlerinin de evrensel olduğunu görüyor. Ve bu değerlere göre yaşamak için mücadele veriyor.

İslâm tefekkürü, insanı hem özgürlük hem de sorumluluk sahibi bir varlık olarak tanımlar ve yer ile gök arasında bir köprü olarak görür. İnsanın yeryüzünde Mevlâ’nın halifesi, yani temsilcisi olması bu hakikate dayanır. İnsan yeryüzünde adaleti tesis etmekle mükelleftir. Onun en büyük ameli Allah’a kulluk etmek, O’nu tesbih etmektir. Bunun anlamı şudur: Akıl ve irade sahibi, özgür bir varlık olarak insan, kendi varlık evreninin merkezine, her hakikatin ve hayrın mutlak kaynağı olan Yaratıcısını yerleştirmelidir.

Bu dengeyi kuran insan, bütün zaaflarına rağmen, yeryüzünde Allah’ın halifesi olur ve adaleti evrensel bir ilke olarak tesis eder. İslâm dünyası tam da bu noktada dünyaya yeni bir insan ve alem tasavuru sunabilir. Siyasi ve ekonomik düzenini buna göre tanzim edebilir. Üreteceği yeni modellerle başka toplumlara örnek olabilir.

Bu süreçte Türkiye’nin oynadığı özgün role dikkat çekmekte fayda var. Türkiye bugün müslüman kimliğiyle adil ve şeffaf bir siyasi düzeni, ekonomik kalkınmayı ve aktif dış politikayı telif edebilmiş bir ülkedir. Bu sentez, müslüman olmakla dünyada söz sahibi olmak arasında bir çatışma yahut çelişki olmadığını göstermektedir. Şüphesiz Türk toplumunun bu alanda hâlâ kat etmesi gereken mesafeler var. Ama tasavvur ve idrak düzeyinde ve giderek sosyal alanlarda köklü bir değişimin olduğu açık.

Artık biz müslüman kimliğimizi bir yük, tarihimizi bir sorun, coğrafyamızı bir engel olarak görmüyoruz. Düne kadar bu değerleri büyümenin, kalkınmanın, ilerlemenin, sözüm ona “çağdaş” olmanın önünde engel olarak gören elitlerin dönemi artık sona eriyor. Bunun yerine kendi ahlâkî ve manevi değerlerinden güç alan, tarihini, kültürünü ve coğrafyasını stratejik değer olarak gören yeni nesiller var.

Yıllarca baskının, zulmün, ataletin, ihanetin,  fakirliğin pençesinde yaşamış olan Arap dünyasının bugün yeni bir silkinmeyle ayağa kalkmaya çalışması, tarihin yeniden yazıldığının en somut delillerinden biridir. Adaleti, özgürlüğü, barışı, eşitliği, insanın izzetini esas alan bir siyasi ve toplumsal düzen inşa etmek mümkündür ve bunu yapmak bizim elimizdedir. “Yapamayız, yaptırmazlar…” dönemi artık geride kalmıştır. Biz istesek de istemesek de tarih bizi bu istikamette yürümeye zorlayacaktır. Bu büyük kırılma döneminde tek tek bireylere, ailelere, sivil toplum örgütlerine, yayın organlarına, eğitim kurumlarına, iş adamlarına, siyasi liderlere, dinî yol göstericilere, eğitimcilere, anne ve babalara, kısacası kadın erkek herkese tarihî roller düşmektedir.

Bu idrak düzeyine ulaşmak kolay olmadı. Bunun hayata geçirilmesi ve siyasete, ekonomiye, eğitime, kültüre, dış politikaya yön veren bir tasavvur haline gelmesi için de çok çalışmamız gerekiyor. Ama şurası açık: Artık dünyada söz sahibi olmak için kendi değerlerimize, insanımıza, tarihimize, coğrafyamıza yabancılaşma dönemi sona ermiştir. Yeni bir sayfa açılmıştır…

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
EFSANE MÜDÜR OLMAK KOLAY DEĞİL!
KINA YAKMALARI GEREKİR
GÜNLERDEN PAZAR, BU PAZAR
REKABET VE MERHAMET
GELECEĞE YÖN VERENLER
SUSMUYORUZ! YA RESULALLAH!!!
Zaferlerin yanında bahsi geçmeyen 120.000 şehit Sarıkamış’ta ne oldu?
TEZATLIK MI VAR?
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALIYOR
DALGA GEÇİYORLAR
SADECE ALLAH RIZASI, GERİSİ BOMBOŞ
Hiç bir zaman vazgeçmeyecekler mi?
GEÇMİŞİNİ BİLMEZ, SOYTARILAR
‘’ Aslan yattığı yerden belli olur’’
KİM BİLİR
DOSTLUK DİLİ
KARDEŞLİK
‘Önce Ümmetim’
SÖZ DEĞİL TAŞ TAŞI
KADIN, ERKEK EŞİTLİĞİ
İNSANLIĞA GELEN İLK EMİR “OKU”
İKİ ÇEŞİT KALP
YİTİRDİĞİMİZ DEĞERLER
Dünyanın Hızına Ayak Uydurabilmek
Yolcuyuz
Tüketim Çağı
ALLAH KATINDAKİ KIYMET
“Müminler tarağın dişleri gibi eşittir.”
Efendimiz’in yolu yolumuzsa gözümüz aydın!
Her yeni doğan gün, yeni başlangıçlar için bir fırsattır
AŞURE
BENCİLLİK
Kısalan günlerin gölgesi uzun olur
EBEDİ YURDUMUZ NERESİ?
DUA
ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ
Haftada bir gün bayramı olan başka kim var?
AYNI SAFTAYIZ
TEKNOLOJİ VE KARDEŞLİK
YERİN ALTIDA VAR UNUTANA!
KİMİN HEYBESİNDE NE VAR ?
KARDEŞLİK
BAŞARIYA ULAŞMANIN YOLU
HAYIR İŞLERİNDE YARIŞMAK
ÖNCE KENDİ KUSURLARIMIZI GÖRMEK LAZIM
Zandan kaçınınız, zira zannın çoğu günahtır
HİÇ BİR YOLCULUK BU KADAR İSTENMEMİŞTİR
TAKVA İLE ALLAHA YAKLAŞIRSINIZ
KURBAN
KADER
ON GECE
KUTLU ZAMANLARA ŞAHİTLİK ETMİŞ MEKANLAR
GÜNAHLA GİREN ARINMIŞ ÇIKAR
SINIRLARINI BİLEN KURTULUR
YEDİ SINIF MÜSLÜMAN
Hayırların İhsan Kaynağı:Allah
ALLAH KULLARINA ZULM ETMEZ, HAKSIZLIK ETMEZ
KANAATKÂR OLMAK VE İSRAF
YİYİNİZ İÇİNİZ FAKAT İSRAF ETMEYİNİZ !
KULA TEŞEKKÜR ALLAHA ŞÜKÜR
FIRSAT BU FIRSAT
Dinin yarısı sabır, yarısı da şükürdür
(Yâ Rabbi, ben Ebu Talib'in Yetimiyim)
ÇOK ŞÜKÜR
ALLAH BİR KULUNU SEVERSE
BOŞ GELİRSEN BOŞ GİDERSİN
HERKES LAZIM OLANI YANINA ALIR
Hayâ imandandır
Ucba, kibre düşürür
Müslümanda vesvese olur
Yepyeni Dirilişler Adına, Güzel Bayramlar
İNFAK MALIN BEREKETİNİ ARTIRIR
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
Böylece selametle cennete girersiniz.”
SON ON GÜNE HAZIRMIYIZ
HERŞEY GÜNAHMIDIR
En zor iş, karar vermektir
Mehmet Akif Olmak
Kader ile her şey belli ise, değişmeyecekse neden dua ediyoruz peki?
Başarıda inanç¸ güven ve cesaret
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA 2
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA
“Köle-Efendi İlişkisi ve Özgür Düşünce”
Asi kullara Allahü teâlânın müjdesi
Ahmağa verilecek cevap
Allahüteâlâ imana kefil değildir!
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
KALP NASIL? İMAN DOLU!
BİZİ BİZE BIRAKMA ALLAH’IM
HALİS SEVGİNİN MADENİ…
LABİRENTLERDEKİ RUHLAR
YOL GÜZEL, ÇAĞIRAN GÜZEL BİZEDE YÜRÜMEK DÜŞER.
Ne oldum deme, ne olacağım de!
DAHA İYİ ANLIYORUZ…
PEYGEMBERDEN ÖĞRENİLECEK ADETLER
DE Kİ ŞÜPHESİZ BENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
KUTLU ZAMAN DİLİMİ…
DE Kİ, HİÇ ŞÜPHESİZBENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
Kazancına haram karışan komşunun yemeği yenir mi?
SU-İ ZANDA BULUNMAK?
MİSAFİRE İKRAM…
Duada sınır tanımamak
BİR BEDENDE İKİ KALP OLMAZ!
BİRBİRİNİZLE İMTİHAN OLACAKSINIZ!
DUA ET KABUL EDEYİM!!!
ÜZÜLMEYİNİZ, GEVŞEMEYİNİZ, SABREDİNİZ…
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK 3
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK (2)
sırat-ı müstakimde olmak…
GAFLET İÇİNDE GAFLET
YA HAYIR KONUŞ YADA SUS!!!
GÜZELLİKLER HER ZAMAN SESSİZDİR….
DÜŞMEDEN DURABİLMEK…
HER VİRAJDA BEKLEYEN BİR PEYGAMBER VAR!
MEVLÂNA CELALEDDÎN-İ RÛMÎ
EN KIYMETLİ GÖREV NAMAZ…
KALANLARA SELAM OLSUN
“Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder”(Talak-2)
PEYGAMBER HAYATINI ÖRNEK ALIRSAN!
BİZİM KADIMLARIMIZ!!!
BİZLER VE ONLAR
BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR!
AYETLERLE ALLAH BİZE NE DİYOR?
CENNET UCUZ DEĞİL
HER ENGELİN ÖNÜNDE 3 YOL VARDIR
DEVLET REİSİNE DUA!
GÖNÜL AYNAMIZA BAKABİLİYOR MUYUZ?
NASIL OLURSANIZ, ÖYLE İDERE EDİLİRSİNİZ!
“BENİM KALBİM TEMİZ!” demek yeterli mi?
RABB’İM MERDİVEN YAPIYOR!
ÖLDÜN MÜ GEL BAKALIM!
AHİRETİ HATIRLAMAK İÇİN KABRİSTANA EN SON NE ZAMAN GİTTİNİZ?
KADINLAR SİZLERE BİR EMANETTİR!
DAVRANIŞLARIMIZ BİZE DÜŞMANLIK EDENLERİ Mİ SEVİNDİRİYOR YOKSA?
İNSANLIK
MܒMİN ALLAH’TAN RAZI OLURSA ALLAH’TA ONDAN RAZI OLUR
İNSAN DA BİR AĞAÇTIR YEŞERİR YA DA KURUYABİLİR
AMAN DİKKAT, AYAĞINIZ KAYMASIN!
Her bir günah insanın kendinden kaçışı anlamına gelir
HZ ALİ’NİN (ra) SON ÖĞÜTLERİ
SEN NE BÜYÜKSÜN Kİ, BİZİ YİNE KABUL ETTİN
ÇİZGİYİ AŞMAK NE DEMEKTİR?
İNSANLIK ÖLMEMELİ
BEDİR’DEN SAKARYA’YA YANSIYAN HEP AYNI RUHTU
İSLAM TARİHİNDE HİCRET’İN ÖNEMİ
EFENDİMİZ’DEN HİCRET MESAJI
GELECEĞE BİRLİKTE YÜRÜYECEĞİZ
PEYGAMBERİMİZ NASIRLI ELLERİ NEDEN ÖPTÜ VE NE DEDİ?
ümitsizliğe yer yok
ZAMANI DOĞRU KULLANIYOR MUSUNUZ?
İSLAM’DA VE BATI’DA İNSAN HAKLARI
KAPSAMA ALANINDA MIYIZ ?
CÖMERTLİK VE CİMRİLİKTE AİLENİN ÖNEMİ
Hedefimiz sadece dünyadan mı ibaret?
Hürriyet istismarı her zaman kriz doğurur
Fitne Adamlar
ANAHTAR: SALAVAT
Laf taşıma taş taşı!
KENDİ KENDİMİZİN TÖRPÜSÜ OLMAYALIM
DOĞRUYU ARAMAK
HAYAT GÖRÜNENDEN İBARET DEĞİLDİR
Kabe, bir sevda yoludur
Kadınlar gerçek değerini iSLAM’la bulmuştur
KURBAN NE DEMEKTİR?
Çocuklar, bayramın en güzel yönünü tadarlar
ATEŞE KOŞAN KELEBEKLER
Narsisizm ve değişen dünya'da Türkiye
HAC NEYİ ANLATIR?
Ana Babaya iyilik yapmak hac ve umre sevabı kazandırır
Hayat geçiyor