Yazı Detayı
06 Ocak 2015 - Salı 22:09 Bu yazı 1150 kez okundu
 
Zaferlerin yanında bahsi geçmeyen 120.000 şehit Sarıkamış’ta ne oldu?
Rabia Çelikoğlu
 
 

Büyük bir savaş yaşandı. Bir savaş düşün ki, Osmanlı’nın nüfusu 12 milyon, 15-35 yaş arası 600 bin genç nüfus kaybedilmiş. 12 milyon nüfusun, çocuğu, kadını, yaşlıları çıkar, 4 milyon erişkin nüfusun 600 binini bir cephede kaybediyorsun. Sonra bakıyorsun ki, böyle bir savaş yok sayılmış. Bu insanlar nereye gitti, ne oldu, hiç anılmamış.
"Turan derken, viran olduk!" 
Bunu söyleyen, "İttihat Terakki" cemiyetinin/partisinin önde gelen komutanlarından Enver Paşa'ydı... 
"Harekât bahara kalsın" diyen 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa'yı görevden alan ve "3. Ordu Komutanlığı" görevini kendisi üstlenen Enver Paşa!.. 
Önce olayı özetleyelim: 
Osmanlı-Rus savaşı sonucu, Kars, Ardahan, Batum ve Sarıkamış'ın Rusya'nin işgaline uğraması sonucu 1914 yılında dönemin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, Sarıkamış'ı geri almak amacıyla 19 Aralık 1914 tarihinde harekât planını kurmaylarına sunmuştu. 
Kurmayların "manevranın başarısızlığa uğrayacağını" Enver Paşa'ya birçok defa söylemiş olmalarına rağmen, Enver Paşa harekâtın yapılmasına karar vermişti. 
22 Aralık 1914'te Enver Paşa'nın emriyle 120-125 bin civarında Osmanlı askeri dondurucu soğuğa rağmen yollara sürülmüştü. 
Bölge, senenin dört ayı boyunca "karlarla örtülüydü. Kar yükseklikleri kimi yerlerde bir metreyi geçiyordu. "Zemheri günleri" diye bilinen en soğuk günlerdi. 
Yapılan harekât planına göre; Ruslar Sarıkamış'ta kuşatılıp, imha edilecektir!.. 
Gündüz başlayan yürüyüşte "çarık"ları yumuşayan askerlerin çarıkları gece donmaya, bir mengene gibi ayaklarını sıkmaya başlar. 
Adım atmak neredeyse imkânsızdır. Askerler olduğu yerde zıplar, atlar, kendini karların içine vurur ve ayaktan başlayan donma yavaş yavaş bütün vücuda yayılır. 
Düşeni kaldırmamak için emir vardır. Zaten kimsede de kimseyi kaldıracak güç kalmamıştır. 
Sarıkamış'ta böylesine bir facia yaşanmasına rağmen, İstanbul'a gönderilen telgrafta gerçekler gizlenir ve "Kahraman askerlerimizde ilerleme isteği o kadar çoktur ki, ellerinden gelse soluklarıyla karları eritip yol açacaklardır. Karı daha az olan kesimlerde kahramanlarımız başarılar elde ediyorlar. Dün, süngü saldırısıyla düşmandan iki mevzi ele geçirilmiştir" şeklinde yalan ifadelere yer verilir. 
"Netice"ye gelecek olursak; 
"90 bin Mehmetçik donarak ölür!" 
Hem de, tek kurşun atamadan!.. 

Bu nasıl "başarı"dır ve nasıl "Kahramanlıktır ki; Rus Kurmay Başkanı Pietroroviç, anılarında, Sarıkamış'ta "bir ihtiras uğruna" şehit olan Mehmetçiliğin halini şöyle anlatıyordu: 
"İlk sırada diz çökmüş beş kahraman... Omuz çukurlarına yasladıkları mavzerleri ile nişan almışlar. Tetiğe asılmak üzereler. Ama asılamamışlar. Kaput yakaları, Allah'ın rahmetini o civan delikanlıların yüreklerine akıtabilmek istercesine semaya dikilmiş, kaskatı... 
Hele bıyıkları, hele hele bıyıkları ve sakalları!.. Her biri birer fütuhat oku gibi, çelik misali. Ya gözler? Dinmiş olmasına rağmen şu kahredici tipinin bile örtüp kapatamadığı gözleri!.. Apaçık!.. Tabiata da, başkumandana da, karşısındaki düşmana da isyan eden, ama Allah'ına teslimiyetle bakan gözler. Açık, vallahi apaçık!" 
Ve Moskova'daki "askeri müze"de sergilenen bu satırların sonu şöyle biter: 
"Allahüekber dağlarındaki Türk müfrezesini esir alamadım, çünkü o askerler; bizden çok evvel Allah'larına teslim olmuşlardı." (24.12.1914 Perşembe) 
Söyleyin Allah aşkına; 
Bu mudur başarı? "Gözleri açık gitmek" midir kahramanlık?

AĞAÇ DALLARINDA DONDULAR! 
Bu olayda, beni en çok etkileyen ne oldu biliyor musunuz? 
"Ağaç dallarındaki asker cesetleri!" 
"Tetiğe asılmak" üzere olan, ancak "eski 40 derece soğuk"ta tetiğe asılamayıp donarak ölen "Mehmetçik"lerin cesetleri, daha doğrusu "iskelet"leri ne zaman bulunabilmiş biliyor musunuz? 
4-5 ay sonra!.. 
Evet, "karlar eridikten" sonra!.. 
O manzara şöyle anlatılır: 
"Ertesi ilkbaharda, karlar eriyince, felâketin boyutu daha bir belli oldu, ortaya çıktı. Türk askerlerinin cansız bedenleri, bütün kış boyu kurdu kuşu beslemişti... 
Yöre köylüsü, ağaçların üstünde at, katır ya da insan iskeletleri görüp dehşete düşüyordu; "O iskeletler nasıl çıktı oraya?" diye. 
Oysa, ağacın üstüne çıkan "iskeletler" değildi... Ağacı tümüyle örten karların üzerinde yol almaya ve dağı geçmeye uğraşan 3. Ordu erleri, bastıkları ağaç dalları üzerinde donup kalmışlardı!.. 
Cesetlerini önce vahşi hayvanlar parçalamış, sonra da kuşlar, kargalar didiklemişti. 
"Etlerinden sıyrılan iskeletler" de karların erimesiyle ağaçların tepesinde kalmışlardı. 
Sarıkamışlı bir ihtiyar şöyle anlatıyordu gözlemini: 
"Buradan o dağlara baktığımızda, üzerine kar düşmüş çalılıklar görürdük. O çalılıkların, kurda kuşa yem olmuş askerlerimizin kemikleri olduğunu ancak yanlarına gidince anladık." 

İşte sözün bittiği ve kanın donduğu yer SARIKAMIŞ…

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
EFSANE MÜDÜR OLMAK KOLAY DEĞİL!
KINA YAKMALARI GEREKİR
GÜNLERDEN PAZAR, BU PAZAR
REKABET VE MERHAMET
GELECEĞE YÖN VERENLER
SUSMUYORUZ! YA RESULALLAH!!!
TEZATLIK MI VAR?
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALIYOR
DALGA GEÇİYORLAR
SADECE ALLAH RIZASI, GERİSİ BOMBOŞ
Hiç bir zaman vazgeçmeyecekler mi?
GEÇMİŞİNİ BİLMEZ, SOYTARILAR
‘’ Aslan yattığı yerden belli olur’’
KİM BİLİR
DOSTLUK DİLİ
KARDEŞLİK
‘Önce Ümmetim’
SÖZ DEĞİL TAŞ TAŞI
KADIN, ERKEK EŞİTLİĞİ
İNSANLIĞA GELEN İLK EMİR “OKU”
İKİ ÇEŞİT KALP
YİTİRDİĞİMİZ DEĞERLER
Dünyanın Hızına Ayak Uydurabilmek
Yolcuyuz
Tüketim Çağı
TARİHE YÖN VERECEK OLAN TEMEL AHLAK
ALLAH KATINDAKİ KIYMET
“Müminler tarağın dişleri gibi eşittir.”
Efendimiz’in yolu yolumuzsa gözümüz aydın!
Her yeni doğan gün, yeni başlangıçlar için bir fırsattır
AŞURE
BENCİLLİK
Kısalan günlerin gölgesi uzun olur
EBEDİ YURDUMUZ NERESİ?
DUA
ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ
Haftada bir gün bayramı olan başka kim var?
AYNI SAFTAYIZ
TEKNOLOJİ VE KARDEŞLİK
YERİN ALTIDA VAR UNUTANA!
KİMİN HEYBESİNDE NE VAR ?
KARDEŞLİK
BAŞARIYA ULAŞMANIN YOLU
HAYIR İŞLERİNDE YARIŞMAK
ÖNCE KENDİ KUSURLARIMIZI GÖRMEK LAZIM
Zandan kaçınınız, zira zannın çoğu günahtır
HİÇ BİR YOLCULUK BU KADAR İSTENMEMİŞTİR
TAKVA İLE ALLAHA YAKLAŞIRSINIZ
KURBAN
KADER
ON GECE
KUTLU ZAMANLARA ŞAHİTLİK ETMİŞ MEKANLAR
GÜNAHLA GİREN ARINMIŞ ÇIKAR
SINIRLARINI BİLEN KURTULUR
YEDİ SINIF MÜSLÜMAN
Hayırların İhsan Kaynağı:Allah
ALLAH KULLARINA ZULM ETMEZ, HAKSIZLIK ETMEZ
KANAATKÂR OLMAK VE İSRAF
YİYİNİZ İÇİNİZ FAKAT İSRAF ETMEYİNİZ !
KULA TEŞEKKÜR ALLAHA ŞÜKÜR
FIRSAT BU FIRSAT
Dinin yarısı sabır, yarısı da şükürdür
(Yâ Rabbi, ben Ebu Talib'in Yetimiyim)
ÇOK ŞÜKÜR
ALLAH BİR KULUNU SEVERSE
BOŞ GELİRSEN BOŞ GİDERSİN
HERKES LAZIM OLANI YANINA ALIR
Hayâ imandandır
Ucba, kibre düşürür
Müslümanda vesvese olur
Yepyeni Dirilişler Adına, Güzel Bayramlar
İNFAK MALIN BEREKETİNİ ARTIRIR
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
Böylece selametle cennete girersiniz.”
SON ON GÜNE HAZIRMIYIZ
HERŞEY GÜNAHMIDIR
En zor iş, karar vermektir
Mehmet Akif Olmak
Kader ile her şey belli ise, değişmeyecekse neden dua ediyoruz peki?
Başarıda inanç¸ güven ve cesaret
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA 2
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA
“Köle-Efendi İlişkisi ve Özgür Düşünce”
Asi kullara Allahü teâlânın müjdesi
Ahmağa verilecek cevap
Allahüteâlâ imana kefil değildir!
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
KALP NASIL? İMAN DOLU!
BİZİ BİZE BIRAKMA ALLAH’IM
HALİS SEVGİNİN MADENİ…
LABİRENTLERDEKİ RUHLAR
YOL GÜZEL, ÇAĞIRAN GÜZEL BİZEDE YÜRÜMEK DÜŞER.
Ne oldum deme, ne olacağım de!
DAHA İYİ ANLIYORUZ…
PEYGEMBERDEN ÖĞRENİLECEK ADETLER
DE Kİ ŞÜPHESİZ BENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
KUTLU ZAMAN DİLİMİ…
DE Kİ, HİÇ ŞÜPHESİZBENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
Kazancına haram karışan komşunun yemeği yenir mi?
SU-İ ZANDA BULUNMAK?
MİSAFİRE İKRAM…
Duada sınır tanımamak
BİR BEDENDE İKİ KALP OLMAZ!
BİRBİRİNİZLE İMTİHAN OLACAKSINIZ!
DUA ET KABUL EDEYİM!!!
ÜZÜLMEYİNİZ, GEVŞEMEYİNİZ, SABREDİNİZ…
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK 3
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK (2)
sırat-ı müstakimde olmak…
GAFLET İÇİNDE GAFLET
YA HAYIR KONUŞ YADA SUS!!!
GÜZELLİKLER HER ZAMAN SESSİZDİR….
DÜŞMEDEN DURABİLMEK…
HER VİRAJDA BEKLEYEN BİR PEYGAMBER VAR!
MEVLÂNA CELALEDDÎN-İ RÛMÎ
EN KIYMETLİ GÖREV NAMAZ…
KALANLARA SELAM OLSUN
“Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder”(Talak-2)
PEYGAMBER HAYATINI ÖRNEK ALIRSAN!
BİZİM KADIMLARIMIZ!!!
BİZLER VE ONLAR
BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR!
AYETLERLE ALLAH BİZE NE DİYOR?
CENNET UCUZ DEĞİL
HER ENGELİN ÖNÜNDE 3 YOL VARDIR
DEVLET REİSİNE DUA!
GÖNÜL AYNAMIZA BAKABİLİYOR MUYUZ?
NASIL OLURSANIZ, ÖYLE İDERE EDİLİRSİNİZ!
“BENİM KALBİM TEMİZ!” demek yeterli mi?
RABB’İM MERDİVEN YAPIYOR!
ÖLDÜN MÜ GEL BAKALIM!
AHİRETİ HATIRLAMAK İÇİN KABRİSTANA EN SON NE ZAMAN GİTTİNİZ?
KADINLAR SİZLERE BİR EMANETTİR!
DAVRANIŞLARIMIZ BİZE DÜŞMANLIK EDENLERİ Mİ SEVİNDİRİYOR YOKSA?
İNSANLIK
MܒMİN ALLAH’TAN RAZI OLURSA ALLAH’TA ONDAN RAZI OLUR
İNSAN DA BİR AĞAÇTIR YEŞERİR YA DA KURUYABİLİR
AMAN DİKKAT, AYAĞINIZ KAYMASIN!
Her bir günah insanın kendinden kaçışı anlamına gelir
HZ ALİ’NİN (ra) SON ÖĞÜTLERİ
SEN NE BÜYÜKSÜN Kİ, BİZİ YİNE KABUL ETTİN
ÇİZGİYİ AŞMAK NE DEMEKTİR?
İNSANLIK ÖLMEMELİ
BEDİR’DEN SAKARYA’YA YANSIYAN HEP AYNI RUHTU
İSLAM TARİHİNDE HİCRET’İN ÖNEMİ
EFENDİMİZ’DEN HİCRET MESAJI
GELECEĞE BİRLİKTE YÜRÜYECEĞİZ
PEYGAMBERİMİZ NASIRLI ELLERİ NEDEN ÖPTÜ VE NE DEDİ?
ümitsizliğe yer yok
ZAMANI DOĞRU KULLANIYOR MUSUNUZ?
İSLAM’DA VE BATI’DA İNSAN HAKLARI
KAPSAMA ALANINDA MIYIZ ?
CÖMERTLİK VE CİMRİLİKTE AİLENİN ÖNEMİ
Hedefimiz sadece dünyadan mı ibaret?
Hürriyet istismarı her zaman kriz doğurur
Fitne Adamlar
ANAHTAR: SALAVAT
Laf taşıma taş taşı!
KENDİ KENDİMİZİN TÖRPÜSÜ OLMAYALIM
DOĞRUYU ARAMAK
HAYAT GÖRÜNENDEN İBARET DEĞİLDİR
Kabe, bir sevda yoludur
Kadınlar gerçek değerini iSLAM’la bulmuştur
KURBAN NE DEMEKTİR?
Çocuklar, bayramın en güzel yönünü tadarlar
ATEŞE KOŞAN KELEBEKLER
Narsisizm ve değişen dünya'da Türkiye
HAC NEYİ ANLATIR?
Ana Babaya iyilik yapmak hac ve umre sevabı kazandırır
Hayat geçiyor