Yazı Detayı
03 Kasım 2015 - Salı 18:55 Bu yazı 598 kez okundu
 
Ok atılır, yay tutulur!
Mustafa Dağhan
 
 

Yazılarımı karıştırırken yıllar önce yazdığım bir yazıya rast geldim. Yazımı müsaadenizle tekrar yayınlamak istiyorum. Çünkü yazımızda bugünün insanlığına önemli atıflar bulunuyor. Bu yazıda herkes kendine düşen payı alabilir.

 

“Ok olma yay ol, ok atılır, yay tutulur” derler.

 

Bundan ne anlıyoruz…!

Ok diktir, serttir, kullanılır ve atılır. Ok sadece hedefe varıncaya kadar yanında taşınır. Hedefe ulaştığı anda okla iş bitmiştir. Yeniden kullanılmaz.

 

Ancak okun bir özelliği daha vardır. İnsana uyarladığımız zaman sert ve dik insanla özdeşleşebilir. Sözünün eridir ok; yamulmaz, bükülmez, yalpalamaz.

 

Kimsenin karşısında çıkar için eğilip, el pençe divan durmaz. Eğmeye bükmeye kalksan kırılıverir.

 

Aslında ok açısından baktığımızda olaya, aynı bir kedi gibidir, Kedilere nankör deriz ya hani…

 

Kedi, kendisine nimet veren bir insana sadık değildir, canı sıkıldığı anda çeker gider. Buda kediye nankör denilmesini sağlamıştır.

 

Hâlbuki kedi, rızkın insanoğlundan değil, Allah’tan geldiğine inandığı için ‘nankör’ damgasını yemiştir.

 

Kedi, köpek gibi insana ölünceye kadar sadık dost olmaz. Bana göre kedi doğrusunu yapar. Kula kulluk etmek yerine Allah’a kulluk etmek içindir her şey. Bu yüzden kedinin karizması, köpekten daha evladır.

 

Köpek sadık dosttur ama kedi daha özgürdür. Köpek sahibinin verdiği kadarını yer ama kedi Mevla’sının verdiğini yer.

 

Köpek hep boyun eğmek zorundadır ama kedi diktir, boyun eğmez.

 

Okta aslında bir yöne nankördür… Ok görevdir, hedeftir. Ama biz insanoğlunun tabiriyle…

 

Peki yay…

 

Yay zaten eğiktir, ok gibi bir kerelik kullanılıp atılmaz. Her zaman elde tutulur. Birçok ok’u fırlatmış atmıştır.

 

Büktükçe bükersin yay’ı, gerdikçe gerersin bana mısın demez… Ok gibi hemen kırılmaz. Bu yüzden de hep el üstündedir.

 

Yayı insanoğluna uyarladığımızda bugünün yalakaları geliveriyor aklıma… Eğilerek, bükülerek iş yapan ve bu sayede birçok ok’u fırlatmış atmış, yani ayağını kaydırmıştır yay...

 

Hep okçuya hizmet eder… Okçu onun her şeyidir…

 

Bugünün ego hastası insanoğlu, karşısında eğilip, bükülenleri, karşısında el pençe divan duranları daha çok sevmiyor mu?

 

Sadakatin eğilip, bükülmekten ibaret olduğunu zanneden günümüz hükümdarları yok mu?

 

Ya da ego hastası hükümdarların, her söylediği yalanı tasdikleyen, doğruya doğru, eğriye eğri demekten imtina eden ve el üstünde tutulan şaklabanları yok mu?

 

Yay her zaman kazanır, ok ise her zaman kaybeder. Ama yay onursuz bir yaşam sürerken, ok onurlu, başı dik, özgürce bir yaşam sürer.

 

Ok sevilmez, atılır ama doğruluk ve dürüstlükle anılır. Düştüğünde başka biri bulur ve yerden alır belki oku.

 

Ama yay eskidiğinde, ya da kullanılamaz hale geldiğinde yakacak olarak sobaya atılır. Kimsede onu bir daha görmez, aklına getirmez. Tutup kaldırılacak bir yay yoktur artık. Yerine yenisi gelir.

 

“Alçağa meyledip su gibi akma,

Geçtiğin yerlerde çamur bırakma.

Altından olsa da zillet halkası,

Onu köpek gibi boynuna takma!”

Rızâ Tevfik Bölükbaşı

 

Şimdi soruyorum size; “Ok mu olmak isterdiniz, yoksa yay mı?”

 

Peki, okçu olmak ister miydiniz?

 

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bir sayfa daha kapandı…!
Allah unutmaz…!
DOST MUSUN?...
Dünyanın hali…!
İNSAN OLMAK…!
Bu amelin mükafatı hesapsız!
Kader nedir?
Biz yaprak mıyız, her rüzgârla uçacağız!
Onlarla savaşın ki, rezil olsunlar!
Kaybedenler hep onlar olmamalı!
Dernekler bir yere toplanabilir!
Mutluluğun anahtarı…!
VEBALİ BOYNUNUZA…!
Bin başım olsa hergün birini kesseniz…!
SİNSİLİK VE GETİRİLERİ
ASLA VAZGEÇMEYİN!
GAZETECİLERİN İSTİŞARESİ
Önemli bir başarı!
Gazeteciler Günü
Birkaç koca yürekli gazeteci bir zulmü durdurdu
İNSANOĞLU İŞTE…!
Cehalet nedir?
CEKET İLİKLERİ…!
İnsanlar geçmişe neden özlem duyar?
NEDEN SAYGIN DEĞİLSİNİZ?
Gelecek bizim…
Ne olacak böyle?
2015’te neler oldu?
Ayaklar baş başlar ayak oldu!
At izi, it izine karıştı
Yeni bir bid’at çıkmak üzere…!
Aman prim vermeyin…!
Aşırılıkta ısrar etmek…!
SADAKAT…!
Kilimcinin kör oğlu…!
Pozitifliğin hayatınıza kattıkları!
Bugün ne durumdaysanız, yaptıklarınız yüzünden…!
GÜZEL BAKMAK, HAYATINIZI GÜZELLEŞTİRİR!
Biz böyle mi dünya lideri olacağız?
HADDİNİ BİLMEK…!
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır!
Ateşle oynamayın!
MELHAME-İ KÜBRA
ON YUMURTA KAÇ ÖĞRETMEN EDER?
MEHDİ…!
SİYAH SANCAK…!
GÜNÜMÜZÜN PUTLARI…!
ÖNYARGI (SU-İ ZAN)
SEÇİMİN ARDINDAN…!
NE YAŞATIRSANIZ, ONU YAŞARSINIZ!
GÜN ‘KARA’, SANCAK ‘SİYAH’
ÇÖZÜM SÜRECİ VE TERÖR!
SABETAYLIK…!
MÜNAFIKLIK…!
DÜRÜSTLÜK…!
YAZIKLAR OLSUN SİZE...!
KURBAN BAYRAMI’NIN ÖNEMİ
SEÇİM ÇETİN GEÇECEK!
BU VALİ, BAŞKA VALİ
SU KESİNTİLERİ…!
Subliminal mesajlarla bizi kontrol ediyorlar!
NE OLDU BİZE BÖYLE?
Türkler, İsrailoğulları ile aynı soydan mı geliyor?
Yeni dünya düzeni…!