Yazı Detayı
15 Kasım 2013 - Cuma 00:00 Bu yazı 968 kez okundu
 
SEN NE BÜYÜKSÜN Kİ, BİZİ YİNE KABUL ETTİN
Rabia Çelikoğlu
 
 

Büyük bir titizlikle hazırlanmaya başladı. Her şey tam olmalı ve hiçbir eksik bile kalmamalıydı. Çünkü birazdan büyük bir buluşma gerçekleşecekti. Bu kavuşmayı hep arzulamıştı; fakat hiç değmeyecek meşguliyetler dolayısıyla hep ertelemişti. Sanki ne olursa olsun, ne yaparsa yapsın hep görmezden gelinecekmiş gibi. O akşam yatağa uzandığında kendi kendisiyle yüzleşti. Yaşadıklarını bir bir düşündü. Ondan ayrıldığı, ilk günden beri, neticesi belli olmayan abes işler hayatını iyice çekilmez hale getirmişti. Halbuki yıllar önce, onunla beraberken ne kadar huzurluydu. Sanki onunla buluştuğu anlarda görünmez bir el gelip içindeki bütün sıkıntıları alıp götürüyordu. O günlerle şimdiyi kıyasladı; artık hayatına bir çeki düzen vermeli ve yeni bir anlam kazandırmalıydı. Tıpkı eskiden olduğu gibi her şeyiyle onun olmalıydı. Düşündü, düşündü artık bu kavuşmayı gerçekleştirecekti. Ama “ ya bunca yıl aradan sonra pişmanlığım kabul görmezse” diye biraz tereddüt etti. Sonra bu tereddütten çabucak vaz geçti. Yarın huzura çıkacak ve sonuna dek kapısının tokmağını çalacaktı.

Güneşin doğmasına saatler kala yatağından kalktı ve büyük bir heyecan içinde hazırlanmaya koyuldu. Her şeyi çok iyi yapmalıydı. Bu sebeple önce güzel bir duş aldı ve arkasından en beğendiği ve herkesin hayranlıklarını belirttiği güzel elbisesini giydi, saçlarını itina ile taradı ve en enfes kokulardan süründü. Aynanın karşısına geçti ve son bir kez daha kendine baktı. Her şey kusursuz olmalıydı. Kalmamalıydı hiçbir eksik. Müthiş bir heyecan sarmıştı vücudunu daha şimdiden. Af dileyecekti, yalvaracak, yakaracaktı. Gerekirse yüzünü yere koyacak ve bağışlanana dek oradan kaldırmayacaktı. Ya bağışlanmazsa! Bunu düşünmek bile istemiyordu.

Biliyordu kendisi ne kadar yanlış şeyler yapmış olsa da, ona karşı daima vefasızlık edip huzurundan yüz çevirse de, hoşlanmadığı şeyleri yapsa da affı kabul görecekti. Çünkü büyüklerde büyüklüğün şanı ve erdemi bağışlamaktı. Evet bu kez ‘son’ diyecekti, “bir daha istemediğin şeyleri yapmayacağım ve seni asla terk edip başka sevgililere gitmeyeceğim. Merhamet, merhamet” deyip bağışlanmayı umacaktı. Çok duyguluydu, ağlayacaktı; ama kendisini sıktı. Çünkü gözyaşlarını buluşma anına saklamak istiyordu. Zaten gözyaşı, pişmanlığın en yüce ve en açık ifadesi değil miydi?

Tüm hazırlıklar tamamlanmıştı ki, beklediği haber gelmişti ve işte onu çağırıyordu. Saki kalbi göğsümden fırlayacak gibi oldu. Elleri ve ayakları titriyordu. Bir türlü vücuduna hakim olamıyordu. Artık kavuşma saati gelmişti. İşte onun huzurundaydı, nefesini toparlayarak huzuruna çıktı ve bütün samimiyetiyle küçüklüğünü itiraf edip, “Sen ne büyüksün ki, beni yine kabul ettin.” dedi. Sonra ellerini göklere kaldırdı, büyüklüğünü izhar edip boynunu büktü ve bir süre öyle bekledi. Ondan öğrendiği en güzel şeylere bir yandan şükrünü dillendiriyor, bir yandan sessizce inceden inceye gözyaşları döküyordu. Daha sonra huzurunda belini büküp eğildi ve peşinden kendi hiçliğini göstermek istercesine affedildiğini umabileceği noktada yüzünü yere koydu ve artık göz yaşlarına artık hakim olamıyor, hüngür hüngür ağlıyordu. İşte yine tıpkı eskiden olduğu gibi içini esenlik kaplamış ve bütün sıkıntıları gitmiş, bir kuş gibi hafiflemişti. Artık başını yerden kaldıra bilirdi; çünkü içine dolan bu huzur, bağışlandığına işaret eder gibiydi. Oturdu ve en içten duygularla teşekkürünü dile getirdi. O’na (cc) ve kendisini doğru yola çağıran ve buluşmayı sağlayan Elçisine (sas) en içten selamlarını iletti.

Namaz bittiğinde pişmanlık gözyaşları mutluluk ve sevinç gözyaşlarına dönüşmüştü. Günün ilk ışıkları ile birlikte kendine ve Rabb’ine söz verdi. Bu huzuru ve mutluluğu bir daha asla bozmayacaktı. En güzel duygularla ve kokularla her gün beş vakit namazla hatta bunların dışında nafilelerle Rabb’inin huzurunda olacağına dair yemin etti. Onun istediği şekilde hayatını yeni baştan dizayn edecek ve asla keyfi hareket ve tavırlar içerisine girmeyecekti. Ne mal mülk, ne iş güç nede dünya hayatının süsleri olan eş, çoluk çocuk ve eğlence gibi şeyler onu asla ibadetlerinden alıkoymayacaktı.

Bizlerde büyük buluşmaya hazır mıyız?

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
EFSANE MÜDÜR OLMAK KOLAY DEĞİL!
KINA YAKMALARI GEREKİR
GÜNLERDEN PAZAR, BU PAZAR
REKABET VE MERHAMET
GELECEĞE YÖN VERENLER
SUSMUYORUZ! YA RESULALLAH!!!
Zaferlerin yanında bahsi geçmeyen 120.000 şehit Sarıkamış’ta ne oldu?
TEZATLIK MI VAR?
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALIYOR
DALGA GEÇİYORLAR
SADECE ALLAH RIZASI, GERİSİ BOMBOŞ
Hiç bir zaman vazgeçmeyecekler mi?
GEÇMİŞİNİ BİLMEZ, SOYTARILAR
‘’ Aslan yattığı yerden belli olur’’
KİM BİLİR
DOSTLUK DİLİ
KARDEŞLİK
‘Önce Ümmetim’
SÖZ DEĞİL TAŞ TAŞI
KADIN, ERKEK EŞİTLİĞİ
İNSANLIĞA GELEN İLK EMİR “OKU”
İKİ ÇEŞİT KALP
YİTİRDİĞİMİZ DEĞERLER
Dünyanın Hızına Ayak Uydurabilmek
Yolcuyuz
Tüketim Çağı
TARİHE YÖN VERECEK OLAN TEMEL AHLAK
ALLAH KATINDAKİ KIYMET
“Müminler tarağın dişleri gibi eşittir.”
Efendimiz’in yolu yolumuzsa gözümüz aydın!
Her yeni doğan gün, yeni başlangıçlar için bir fırsattır
AŞURE
BENCİLLİK
Kısalan günlerin gölgesi uzun olur
EBEDİ YURDUMUZ NERESİ?
DUA
ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ
Haftada bir gün bayramı olan başka kim var?
AYNI SAFTAYIZ
TEKNOLOJİ VE KARDEŞLİK
YERİN ALTIDA VAR UNUTANA!
KİMİN HEYBESİNDE NE VAR ?
KARDEŞLİK
BAŞARIYA ULAŞMANIN YOLU
HAYIR İŞLERİNDE YARIŞMAK
ÖNCE KENDİ KUSURLARIMIZI GÖRMEK LAZIM
Zandan kaçınınız, zira zannın çoğu günahtır
HİÇ BİR YOLCULUK BU KADAR İSTENMEMİŞTİR
TAKVA İLE ALLAHA YAKLAŞIRSINIZ
KURBAN
KADER
ON GECE
KUTLU ZAMANLARA ŞAHİTLİK ETMİŞ MEKANLAR
GÜNAHLA GİREN ARINMIŞ ÇIKAR
SINIRLARINI BİLEN KURTULUR
YEDİ SINIF MÜSLÜMAN
Hayırların İhsan Kaynağı:Allah
ALLAH KULLARINA ZULM ETMEZ, HAKSIZLIK ETMEZ
KANAATKÂR OLMAK VE İSRAF
YİYİNİZ İÇİNİZ FAKAT İSRAF ETMEYİNİZ !
KULA TEŞEKKÜR ALLAHA ŞÜKÜR
FIRSAT BU FIRSAT
Dinin yarısı sabır, yarısı da şükürdür
(Yâ Rabbi, ben Ebu Talib'in Yetimiyim)
ÇOK ŞÜKÜR
ALLAH BİR KULUNU SEVERSE
BOŞ GELİRSEN BOŞ GİDERSİN
HERKES LAZIM OLANI YANINA ALIR
Hayâ imandandır
Ucba, kibre düşürür
Müslümanda vesvese olur
Yepyeni Dirilişler Adına, Güzel Bayramlar
İNFAK MALIN BEREKETİNİ ARTIRIR
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
Böylece selametle cennete girersiniz.”
SON ON GÜNE HAZIRMIYIZ
HERŞEY GÜNAHMIDIR
En zor iş, karar vermektir
Mehmet Akif Olmak
Kader ile her şey belli ise, değişmeyecekse neden dua ediyoruz peki?
Başarıda inanç¸ güven ve cesaret
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA 2
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA
“Köle-Efendi İlişkisi ve Özgür Düşünce”
Asi kullara Allahü teâlânın müjdesi
Ahmağa verilecek cevap
Allahüteâlâ imana kefil değildir!
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
KALP NASIL? İMAN DOLU!
BİZİ BİZE BIRAKMA ALLAH’IM
HALİS SEVGİNİN MADENİ…
LABİRENTLERDEKİ RUHLAR
YOL GÜZEL, ÇAĞIRAN GÜZEL BİZEDE YÜRÜMEK DÜŞER.
Ne oldum deme, ne olacağım de!
DAHA İYİ ANLIYORUZ…
PEYGEMBERDEN ÖĞRENİLECEK ADETLER
DE Kİ ŞÜPHESİZ BENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
KUTLU ZAMAN DİLİMİ…
DE Kİ, HİÇ ŞÜPHESİZBENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
Kazancına haram karışan komşunun yemeği yenir mi?
SU-İ ZANDA BULUNMAK?
MİSAFİRE İKRAM…
Duada sınır tanımamak
BİR BEDENDE İKİ KALP OLMAZ!
BİRBİRİNİZLE İMTİHAN OLACAKSINIZ!
DUA ET KABUL EDEYİM!!!
ÜZÜLMEYİNİZ, GEVŞEMEYİNİZ, SABREDİNİZ…
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK 3
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK (2)
sırat-ı müstakimde olmak…
GAFLET İÇİNDE GAFLET
YA HAYIR KONUŞ YADA SUS!!!
GÜZELLİKLER HER ZAMAN SESSİZDİR….
DÜŞMEDEN DURABİLMEK…
HER VİRAJDA BEKLEYEN BİR PEYGAMBER VAR!
MEVLÂNA CELALEDDÎN-İ RÛMÎ
EN KIYMETLİ GÖREV NAMAZ…
KALANLARA SELAM OLSUN
“Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder”(Talak-2)
PEYGAMBER HAYATINI ÖRNEK ALIRSAN!
BİZİM KADIMLARIMIZ!!!
BİZLER VE ONLAR
BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR!
AYETLERLE ALLAH BİZE NE DİYOR?
CENNET UCUZ DEĞİL
HER ENGELİN ÖNÜNDE 3 YOL VARDIR
DEVLET REİSİNE DUA!
GÖNÜL AYNAMIZA BAKABİLİYOR MUYUZ?
NASIL OLURSANIZ, ÖYLE İDERE EDİLİRSİNİZ!
“BENİM KALBİM TEMİZ!” demek yeterli mi?
RABB’İM MERDİVEN YAPIYOR!
ÖLDÜN MÜ GEL BAKALIM!
AHİRETİ HATIRLAMAK İÇİN KABRİSTANA EN SON NE ZAMAN GİTTİNİZ?
KADINLAR SİZLERE BİR EMANETTİR!
DAVRANIŞLARIMIZ BİZE DÜŞMANLIK EDENLERİ Mİ SEVİNDİRİYOR YOKSA?
İNSANLIK
MܒMİN ALLAH’TAN RAZI OLURSA ALLAH’TA ONDAN RAZI OLUR
İNSAN DA BİR AĞAÇTIR YEŞERİR YA DA KURUYABİLİR
AMAN DİKKAT, AYAĞINIZ KAYMASIN!
Her bir günah insanın kendinden kaçışı anlamına gelir
HZ ALİ’NİN (ra) SON ÖĞÜTLERİ
ÇİZGİYİ AŞMAK NE DEMEKTİR?
İNSANLIK ÖLMEMELİ
BEDİR’DEN SAKARYA’YA YANSIYAN HEP AYNI RUHTU
İSLAM TARİHİNDE HİCRET’İN ÖNEMİ
EFENDİMİZ’DEN HİCRET MESAJI
GELECEĞE BİRLİKTE YÜRÜYECEĞİZ
PEYGAMBERİMİZ NASIRLI ELLERİ NEDEN ÖPTÜ VE NE DEDİ?
ümitsizliğe yer yok
ZAMANI DOĞRU KULLANIYOR MUSUNUZ?
İSLAM’DA VE BATI’DA İNSAN HAKLARI
KAPSAMA ALANINDA MIYIZ ?
CÖMERTLİK VE CİMRİLİKTE AİLENİN ÖNEMİ
Hedefimiz sadece dünyadan mı ibaret?
Hürriyet istismarı her zaman kriz doğurur
Fitne Adamlar
ANAHTAR: SALAVAT
Laf taşıma taş taşı!
KENDİ KENDİMİZİN TÖRPÜSÜ OLMAYALIM
DOĞRUYU ARAMAK
HAYAT GÖRÜNENDEN İBARET DEĞİLDİR
Kabe, bir sevda yoludur
Kadınlar gerçek değerini iSLAM’la bulmuştur
KURBAN NE DEMEKTİR?
Çocuklar, bayramın en güzel yönünü tadarlar
ATEŞE KOŞAN KELEBEKLER
Narsisizm ve değişen dünya'da Türkiye
HAC NEYİ ANLATIR?
Ana Babaya iyilik yapmak hac ve umre sevabı kazandırır
Hayat geçiyor