Yazı Detayı
17 Aralık 2015 - Perşembe 21:23 Bu yazı 882 kez okundu
 
Yeni bir bid’at çıkmak üzere…!
Mustafa Dağhan
 
 

Türkiye’de ve özellikle Afyonkarahisar’da yeni bir adet ortaya çıkmaya başladı. Cenazesi olan aile cenazeye katılanlara, sonrasında akrabalarına yemek vermeye başladı. Hatta bu durum zorunluluk gibi bir şey oldu.

 

Ölü yemeği, ölü çorbası, ölü helvası gibi yeni yeni adetlerle karşı karşıyayız.

 

Cenaze kaldırılır akşamı yemek yâda pide yaptırılır. Aynı gün yine helvası, sabah namazına müteakip çorbası falan derken cenaze sahibi aile acısını bile yaşayamaz halde. 

 

Cenaze sahibi acısını bile yaşayamaz. Birde üstüne düğün yapar gibi masraf üstüne masraf yapar.

 

Cenaze defin işlemleri ayrı bir masraf, araba tahsisi, cenazeyi yıkayan imamın bahşişi, yemeği, şunu bunu derken acılı aile giden masrafa mı yansın, acısına mı?

 

İmamların aldığı cenaze yıkama bahşişi de ayrıca tartışılması gereken bir konu. “Haram mı helal mi?” orasını öbür tarafta göreceğiz hep birlikte.

 

Bununla ilgili helal olduğu yönünde ciddi makamlardan açıklamalar var ama ben yine de o konuda bir şaibe olduğunu düşünüyorum. Zira imamlar devletten zaten dini konuları ifa noktasında maaş alıyorlar. 

  

Öte yandan cenaze sahibi evlerde farklı bir adet daha ortaya çıkmaya başladı. Anadolu'nun bazı küçük illerinde bile cenazenin ilk günlerinde bazen üç gün boyunca çadırlar kurulup pideler dağıtılıyor. Buraya kadar ortada problem yokmuş gibi görünüyor.

 

Ama dikkat edilince insanların yeni bir hurafeye doğru gittiği endişesi de bazı çevreleri ürkütmüyor değil. Öncelikle dinimizde, sünnette bu çadır tutma ve pide dağıtma geleneğinin yeri var mı sorusunun cevabını yazımızda bazı alıntılarla vermeye çalışayım.

 

Bu konuda Din İşleri Yüksek Kurulu'nun kararı şu şekilde: Hz. Peygamber, ölünün kendi ailesinin yemek hazırlayıp gelenlere ikram etmesini hoş karşılamamıştır.”

 

Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıklamasına göre cenazede dağıtılan yemek helal değildir.

Cenazede hangi para ile yemek dağıtmak helal değildir?

 

“Ölen kişinin mirasçıları fakir iseler veya aralarında buluğ çağına erişmemiş çocuk var ise, geriye bıraktığı maldan yemek yapılarak cenazeye gelenlere verilmesi helal değildir. Buna karşılık Peygamberimiz, komşu ve akrabalarının ölü sahiplerine yemek getirmelerini tavsiye etmiştir.” (İbn Mace, Cenaiz, 59).

 

Günümüzde artık cenaze evlerinde pide dağıtılmaz, yemek ikramı ve sabah namazı sonrası çorba ikramı yapılmazsa bu artık çok ayıp bir durum gibi karşılanıyor.

 

Cenazesi olup acısı taze olan ölü yakınlarının bir de kendilerine gelen ziyaretçileri tabiri caizse düğün merasimi gibi ağırlama yükü yükleniyor. Yapmazsa ayıplanıyor.

 

Bu durum artık neredeyse insanlar üzerinde mahalle baskısı haline geldi.

 

Ölü yakınlarının pide dağıtması da yetmiyor 'pidenin yanında içecek dağıtılmış mı, o kadar insan cenazeye gelmiş fıstıksız kuru bir helva mı ikram edilir? ' gibi çok çirkin dedikodular en az on-beş gün boyunca sağda solda konuşuluyor.

 

Cenazede okunan Kur'an ve ölümü tefekkür ise bu konuşmaların gölgesinde 'tabi hepimizin başına gelecek' ifadeleri ile çay yudumlarken geçiştiriliyor maalesef.

 

Bu konuyu ciddiye alıp herkesin cenazesini sünnet ölçütlerinde uğurlaması oldukça yerinde bir karar olur.

 

İçinde birçok hayrı barından şu nebevi tavsiyeyi ihya edersek kazanacağımız sevap da o derece büyük olur galiba.

 

Abdullah b. Cafer’den; Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Cafer’in ev halkına yemek hazırlayınız. Çünkü onların başına kendilerini meşgul eden bir iş gelmiştir.” (Ebu Davud, Cenâiz, 25-26; Tirmizî, Cenaiz 21; İbn Mace, Cenaiz 59; Ahmed b. Hanbel, 6/380)

 

Yeni yeni bid’atler, yeni yeni adetler çıkartmaya hiç hakkımız yok. 

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bir sayfa daha kapandı…!
Allah unutmaz…!
DOST MUSUN?...
Dünyanın hali…!
İNSAN OLMAK…!
Bu amelin mükafatı hesapsız!
Kader nedir?
Biz yaprak mıyız, her rüzgârla uçacağız!
Onlarla savaşın ki, rezil olsunlar!
Kaybedenler hep onlar olmamalı!
Dernekler bir yere toplanabilir!
Mutluluğun anahtarı…!
VEBALİ BOYNUNUZA…!
Bin başım olsa hergün birini kesseniz…!
SİNSİLİK VE GETİRİLERİ
ASLA VAZGEÇMEYİN!
GAZETECİLERİN İSTİŞARESİ
Önemli bir başarı!
Gazeteciler Günü
Birkaç koca yürekli gazeteci bir zulmü durdurdu
İNSANOĞLU İŞTE…!
Cehalet nedir?
CEKET İLİKLERİ…!
İnsanlar geçmişe neden özlem duyar?
NEDEN SAYGIN DEĞİLSİNİZ?
Gelecek bizim…
Ne olacak böyle?
2015’te neler oldu?
Ayaklar baş başlar ayak oldu!
At izi, it izine karıştı
Aman prim vermeyin…!
Aşırılıkta ısrar etmek…!
SADAKAT…!
Kilimcinin kör oğlu…!
Pozitifliğin hayatınıza kattıkları!
Bugün ne durumdaysanız, yaptıklarınız yüzünden…!
GÜZEL BAKMAK, HAYATINIZI GÜZELLEŞTİRİR!
Biz böyle mi dünya lideri olacağız?
HADDİNİ BİLMEK…!
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır!
Ateşle oynamayın!
MELHAME-İ KÜBRA
ON YUMURTA KAÇ ÖĞRETMEN EDER?
MEHDİ…!
SİYAH SANCAK…!
GÜNÜMÜZÜN PUTLARI…!
ÖNYARGI (SU-İ ZAN)
Ok atılır, yay tutulur!
SEÇİMİN ARDINDAN…!
NE YAŞATIRSANIZ, ONU YAŞARSINIZ!
GÜN ‘KARA’, SANCAK ‘SİYAH’
ÇÖZÜM SÜRECİ VE TERÖR!
SABETAYLIK…!
MÜNAFIKLIK…!
DÜRÜSTLÜK…!
YAZIKLAR OLSUN SİZE...!
KURBAN BAYRAMI’NIN ÖNEMİ
SEÇİM ÇETİN GEÇECEK!
BU VALİ, BAŞKA VALİ
SU KESİNTİLERİ…!
Subliminal mesajlarla bizi kontrol ediyorlar!
NE OLDU BİZE BÖYLE?
Türkler, İsrailoğulları ile aynı soydan mı geliyor?
Yeni dünya düzeni…!