Yazı Detayı
31 Aralık 2015 - Perşembe 20:49 Bu yazı 706 kez okundu
 
CEKET İLİKLERİ…!
Mustafa Dağhan
 
 

Daha önce bu minvalde bir yazım olmuştu fakat yeniden gündeme getirmekte yarar görüyorum.

 

Başlık belki size ilginç gelmiş olabilir. Şöyle ki; hepimizin ceketi ve düğmeleri var ve biz genelde saygı gösterdiğimiz kişilerin, makam-mevki sahibi kişilerin ya da işimizi gördüreceğimiz kişilerin karşısında ceket düğmelerini ilikleriz.

 

Farklı bir deyişle kimi saygı duyduğunun, kimi korktuğunun, kimi ise işi düştüğünün karşısında ilikler o ceket düğmelerini…!

 

Peki, siz hangi durumda ceketinizi iliklersiniz? Ya da hangi unsur olursa olsun ben kimsenin huzurunda ceketimi iliklemem diyenlerden misiniz?

 

En doğrusu ikincisi ama günümüzde bunu uygulayan nerdeyse yok!

 

Neden en doğrusu bu?

 

Bir makam sahibinin huzuruna çıkarken neler yaptığınızı bir düşünün…! Bir kere kesinlikle takım elbise giyersiniz. Saçınızı tarar, kravatınızı sıklıkla düzgün mü diye kontrol eder ve hatta parfüm sıkar, ezile büzüle karşısına çıkarsınız. Düğmelerinizin tamamı sonuna kadar iliklidir ve eller ise önde bağlanmıştır.

 

Hele ki bu makam sahibiyle bitecek bir işiniz varsa ona düzgün gözükmek adına nerdeyse amuda bile kalkasınız gelir. Karşısında bin takla atarsınız değil mi?

 

Peki ya Allah’ın huzurunda ne yaparsınız?

 

Ne yapacaksınız ki; çoğunuz zaten namaz kılmaz, kılanlarda gayet lakayıt bir şekilde ne saçını tarar, ne çorabını değiştirir, ne güzel kokular sürme gereksinimi duyar. Namazda orasını burasını kaşır. Aklında bin tane tilki dolanır.

 

Hâlbuki bir makam sahibinin karşısına çıkmadan önce belki saatlerce, belki günlerce ne konuşacağınızı kafanızda kurkularsınız değil mi?

 

Acı bir gerçek fakat kendimi de bazı hususların içine alarak söylüyorum maalesef toplum olarak buyuz.

 

Gerçek güç sahibinin huzuruna çıkmak yerine onun yarattığı aciz kullarının karşısına çıkmak ve asıl izzet, şan, şeref sahibinin karşısında el pençe divan durmak yerine bir kulunun karşısında yaltaklık bizim en kötü sorunumuz olsa gerek.

 

Biz insanlık, bugüne kadar böyle yapa yapa maalesef ufacık bir koltuğa oturmuş bir adamın bile kendini bir şey zannetmesine neden oluyoruz.

 

Hiçbir şekilde şanı, şerefi ve gücü olmayan aslında zavallı insanları bu sayede müthiş bir kibre sürüklüyoruz.

 

Sonra bu küçücük koltuğa oturmuş zavallılar bizim yüzümüzden kendini kaf dağında görmeye ve size büyüklük taslamaya başlıyor.

 

Ondan sonra da bu zavallıya ‘adamdaki kibre bak’ diye kızıyoruz. Kızmaya hakkımız yok. Onu bu hale getiren bizdik. Sonra tepene çıkar tabi.

 

Bu tipler; kendilerine yaltaklık yapanları göre göre öylesine bir kibre sürükleniyor ki, karşısında hakkını arayanı ezmeye, doğru söyleyeni itham etmeye çalışıyor.

 

‘Becerebiliyor mu?’ Hayır!

 

Sonra bu tipler sizin yüzünüzden kendine ediyor. Kişiliğini kaybediyor, zalimleşmeye, sahtekarlaşmaya başlıyor vs vs.

 

Belki bu yüzden saçı dökülüyor, belki midesine kramplar giriyor. Hatta belki sizin yüzünüzden saygınlığını yitirdiği gibi belki öbür tarafını da kaybediyor. Zira adama kibir ve hırs girmiş bir kere, ne yapsa yeridir. 

 

Alıştırmayın kardeşim bak nelere yol açıyorsunuz. Kula kulluk etmeyi bırakın. Kulluğunuzu gidin en büyük güç sahibi, en büyük şeref ve izzet sahibi Allah’a yapın. 

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bir sayfa daha kapandı…!
Allah unutmaz…!
DOST MUSUN?...
Dünyanın hali…!
İNSAN OLMAK…!
Bu amelin mükafatı hesapsız!
Kader nedir?
Biz yaprak mıyız, her rüzgârla uçacağız!
Onlarla savaşın ki, rezil olsunlar!
Kaybedenler hep onlar olmamalı!
Dernekler bir yere toplanabilir!
Mutluluğun anahtarı…!
VEBALİ BOYNUNUZA…!
Bin başım olsa hergün birini kesseniz…!
SİNSİLİK VE GETİRİLERİ
ASLA VAZGEÇMEYİN!
GAZETECİLERİN İSTİŞARESİ
Önemli bir başarı!
Gazeteciler Günü
Birkaç koca yürekli gazeteci bir zulmü durdurdu
İNSANOĞLU İŞTE…!
Cehalet nedir?
İnsanlar geçmişe neden özlem duyar?
NEDEN SAYGIN DEĞİLSİNİZ?
Gelecek bizim…
Ne olacak böyle?
2015’te neler oldu?
Ayaklar baş başlar ayak oldu!
At izi, it izine karıştı
Yeni bir bid’at çıkmak üzere…!
Aman prim vermeyin…!
Aşırılıkta ısrar etmek…!
SADAKAT…!
Kilimcinin kör oğlu…!
Pozitifliğin hayatınıza kattıkları!
Bugün ne durumdaysanız, yaptıklarınız yüzünden…!
GÜZEL BAKMAK, HAYATINIZI GÜZELLEŞTİRİR!
Biz böyle mi dünya lideri olacağız?
HADDİNİ BİLMEK…!
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır!
Ateşle oynamayın!
MELHAME-İ KÜBRA
ON YUMURTA KAÇ ÖĞRETMEN EDER?
MEHDİ…!
SİYAH SANCAK…!
GÜNÜMÜZÜN PUTLARI…!
ÖNYARGI (SU-İ ZAN)
Ok atılır, yay tutulur!
SEÇİMİN ARDINDAN…!
NE YAŞATIRSANIZ, ONU YAŞARSINIZ!
GÜN ‘KARA’, SANCAK ‘SİYAH’
ÇÖZÜM SÜRECİ VE TERÖR!
SABETAYLIK…!
MÜNAFIKLIK…!
DÜRÜSTLÜK…!
YAZIKLAR OLSUN SİZE...!
KURBAN BAYRAMI’NIN ÖNEMİ
SEÇİM ÇETİN GEÇECEK!
BU VALİ, BAŞKA VALİ
SU KESİNTİLERİ…!
Subliminal mesajlarla bizi kontrol ediyorlar!
NE OLDU BİZE BÖYLE?
Türkler, İsrailoğulları ile aynı soydan mı geliyor?
Yeni dünya düzeni…!