Yazı Detayı
21 Ocak 2014 - Salı 00:00 Bu yazı 1027 kez okundu
 
LABİRENTLERDEKİ RUHLAR
Rabia Çelikoğlu
 
 

İnsan üzerine, düşünmeye başladığımızda, insanın özünü belirginleştiren ruhu kavramadan, insan üzerine düşünme gerçekleşmez. Bunun farkında olarak bir düşünme gerçekleştirmeliyiz. Ruh soyut bir kavram olmaktan öte bir insani öz ve onu aşkın olan ile iletişime sokan tek kanal olarak belirginlik kazanır. Ruhun doğru anlaşılması aynı zamanda aşkın olanın doğası üzerine de bir fikir edinme imkanı sağlar. Aşk; bu üçgeninin tamamlanmasının bir sonucu ve/veya kesişimdir. Aşkın doğası üzerine düşünüm gerçekleştirerek bu üç saç ayağı hakkında bir fikir edinebilir.

Ruhun labirentlerinde gezinirken elde edeceğimiz tecrübeler üzerine bir hayat inşa etmek, doğru bir hayatın yaşanılır kılınmasında elzem bir durum olduğu ortadadır. Ruhun labirentlerinde kaybolmayı göze almak bir başlangıç olması açısından önemlidir. Ruhta kaybolmadan ruh üzerine bir tecrübe sahibi olmanın mümkünatı görünmemektedir. Kaybolmayı göze almadan bilmeyi düşünmek sağlıklı bir bakışı içermez. Labirent içinde labirent gezmenin fiyakası, yoldan çıkmanın hazırlık aşaması olarak anlaşılmayı beklemektedir. Ruhu keşfetmeden labirentleri içinde dolaşmanın, labirentleri içinde dolaşmadan ruhu keşfetmenin imkansızlığını belirtmenin önemi kaçınılmazdır.

Ruh nasıl kendini size bırakır sonrada terk eder? Bu bırakma ve terk etme sorununu çözemeden ruhun hakikati hakkında bir şeylere vakıf olmak önemsenmemelidir. Kendi üzerine bir düşünüm gerçekleştirmeden sağlıklı bir ruh analiz yapmak bizi yanlış yorumlara taşır. Ruhun aşkın olanla ilişkisini belirlemeden, aşkın olan ile bir tecrübeye sahip olmadan ruh hakkında bir bilgiyi ifade etmek zayiattandır. Ruhtaki her labirent kendisini farklı bir şekilde tezahür ettirir. Her tezahür de aslında yeni bir tecrübeyi beraberinde taşır. Tecrübeleri basamak yaparak ruhun labirentleri hakkında fikir ve bilgi edinme hakkını kullanmak, her labirentin taşıdığı tecrübeyi de ruh hakkında bir dolayım lama ile bilgiye dönüştürme imkanı vardır. İmkanı olma ile onu dönüştürme her zaman birbirini tamamlamaz. Spekülatif bir bilginin taşıdığı bütün zorluklar ruhun labirentleri için de geçerlidir. Bu öznellik içinde kendi tecrübesine dayalı bir bilgilenme sürecini, başka öznel tecrübe birikimlerini de dikkate alarak sürdürmek gerekir. Farklı tecrübelerin bizi daha geniş bir anlam dünyasına taşıması dikkate alınmalıdır. Çünkü, insan teki olarak elde edeceğimiz ruh ile ilgili her bilgi ve tecrübe “ben” i yani “biz” i ifade etmektedir.

Ruhun labirentleri arasında gezintiye çıkmak sahilde gezinmeye benzemez. Bu gezi herhangi bir gezi değildir. Dikkat ve uyanıklık isteyen bir gezidir. Burada elde edilebilecek bir tecrübe ve bilgi insan için önem arz eder. İnsanlık açısından ise ‘katma değer’ olur. Ruh içinde gezinmek sürekli yeni tecrübe alanları demek ve sürekli bir uyanıklığı çağrıştırır. Dikkat kesilmeyen bir uyanıklık tecrübeleri yanlış algılama sonucu menzile varmayı geciktirebilir.

Aşkın olanın doğası üzerine bir tecrübeye sahip olmadan bu mesele üzerinde söz söylemeye cüret etmek bile sakıncalı bir durum oluşturur. Aşkın olanın doğası üzerine bir fikir edinmek içinde aşk üzerine derinlemesine bir düşünüş gerçekleştirmek gerek. Düşünüşün ne olduğu ile ilgili bir fikre sahip olmadan da düşünmeyi anlamak zor olsa gerek.

Bu nedenle birkaç hamle birlikte yapmak gerekecektir. Düşünüşün bir açılımını yapmanın zarureti ortada durmaktadır.

Düşünme; Düş, düşün, düşünme ayrımlarını dikkate alarak bir değerlendirme yaparak tanımlanmalı. Düş; soyut bir zeminde kurguladığımız bir algılama ve anlama eylemidir. Düş; hem soyut ve hem kurgulu bir durumu oluşturur. Düşünme de bu kurgulu durumun açıklık kazanmasından başka bir şey değildir. Bir şeyin doğası üzerine düşünme dediğimizde aslında zihin yoluyla o şeyi kendi soyut zeminimizde tecrübe aracılığıyla tanıma girişimidir. Soyut zemin aynı zamanda bütünlüğü kavrama noktasında da yardımcı unsurdur, belki de tek imkandır. Şimdi tam burada bizim üzerine düşüneceğimiz şeyin ne olduğunu kavramak için kendisini bize açmasını sağlamanın yolunu bulmalıyız.

Düşünme, düşünülecek şey üzerine odaklanmadır. Yani bütün yoğunluğunuzu vererek bir şeyleri kaçırmadan o şey üzerine kapatılmaktır. Duygusal yoğunluğun düşünme edimi üzerine etkisini hesaba katmak önemli bir adım olarak kayıtlara geçer. Düşünme üzerine duygusal farklılıkların etkisi tecrübe edildikçe kendisini deşifre edecektir. Bazen sevgi, bazen nefret, bizi o şey üzerine yoğunlaştırır. Dikkatimizi celbeder. Bizi yeniden o şey hakkında tetikler ve yaklaşımımızı gözden geçirtir. Elbette ki, düşünme ile ünsiyet oluşturmak daha olumlu neticeler alma bakımından doğru bir adım olacaktır.

Devamı yarın…

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
EFSANE MÜDÜR OLMAK KOLAY DEĞİL!
KINA YAKMALARI GEREKİR
GÜNLERDEN PAZAR, BU PAZAR
REKABET VE MERHAMET
GELECEĞE YÖN VERENLER
SUSMUYORUZ! YA RESULALLAH!!!
Zaferlerin yanında bahsi geçmeyen 120.000 şehit Sarıkamış’ta ne oldu?
TEZATLIK MI VAR?
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALIYOR
DALGA GEÇİYORLAR
SADECE ALLAH RIZASI, GERİSİ BOMBOŞ
Hiç bir zaman vazgeçmeyecekler mi?
GEÇMİŞİNİ BİLMEZ, SOYTARILAR
‘’ Aslan yattığı yerden belli olur’’
KİM BİLİR
DOSTLUK DİLİ
KARDEŞLİK
‘Önce Ümmetim’
SÖZ DEĞİL TAŞ TAŞI
KADIN, ERKEK EŞİTLİĞİ
İNSANLIĞA GELEN İLK EMİR “OKU”
İKİ ÇEŞİT KALP
YİTİRDİĞİMİZ DEĞERLER
Dünyanın Hızına Ayak Uydurabilmek
Yolcuyuz
Tüketim Çağı
TARİHE YÖN VERECEK OLAN TEMEL AHLAK
ALLAH KATINDAKİ KIYMET
“Müminler tarağın dişleri gibi eşittir.”
Efendimiz’in yolu yolumuzsa gözümüz aydın!
Her yeni doğan gün, yeni başlangıçlar için bir fırsattır
AŞURE
BENCİLLİK
Kısalan günlerin gölgesi uzun olur
EBEDİ YURDUMUZ NERESİ?
DUA
ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ
Haftada bir gün bayramı olan başka kim var?
AYNI SAFTAYIZ
TEKNOLOJİ VE KARDEŞLİK
YERİN ALTIDA VAR UNUTANA!
KİMİN HEYBESİNDE NE VAR ?
KARDEŞLİK
BAŞARIYA ULAŞMANIN YOLU
HAYIR İŞLERİNDE YARIŞMAK
ÖNCE KENDİ KUSURLARIMIZI GÖRMEK LAZIM
Zandan kaçınınız, zira zannın çoğu günahtır
HİÇ BİR YOLCULUK BU KADAR İSTENMEMİŞTİR
TAKVA İLE ALLAHA YAKLAŞIRSINIZ
KURBAN
KADER
ON GECE
KUTLU ZAMANLARA ŞAHİTLİK ETMİŞ MEKANLAR
GÜNAHLA GİREN ARINMIŞ ÇIKAR
SINIRLARINI BİLEN KURTULUR
YEDİ SINIF MÜSLÜMAN
Hayırların İhsan Kaynağı:Allah
ALLAH KULLARINA ZULM ETMEZ, HAKSIZLIK ETMEZ
KANAATKÂR OLMAK VE İSRAF
YİYİNİZ İÇİNİZ FAKAT İSRAF ETMEYİNİZ !
KULA TEŞEKKÜR ALLAHA ŞÜKÜR
FIRSAT BU FIRSAT
Dinin yarısı sabır, yarısı da şükürdür
(Yâ Rabbi, ben Ebu Talib'in Yetimiyim)
ÇOK ŞÜKÜR
ALLAH BİR KULUNU SEVERSE
BOŞ GELİRSEN BOŞ GİDERSİN
HERKES LAZIM OLANI YANINA ALIR
Hayâ imandandır
Ucba, kibre düşürür
Müslümanda vesvese olur
Yepyeni Dirilişler Adına, Güzel Bayramlar
İNFAK MALIN BEREKETİNİ ARTIRIR
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
KADİR’İN KADRİNİ BİLMEK
Böylece selametle cennete girersiniz.”
SON ON GÜNE HAZIRMIYIZ
HERŞEY GÜNAHMIDIR
En zor iş, karar vermektir
Mehmet Akif Olmak
Kader ile her şey belli ise, değişmeyecekse neden dua ediyoruz peki?
Başarıda inanç¸ güven ve cesaret
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA 2
KUTLU KARDEŞLİK YOLUNDA
“Köle-Efendi İlişkisi ve Özgür Düşünce”
Asi kullara Allahü teâlânın müjdesi
Ahmağa verilecek cevap
Allahüteâlâ imana kefil değildir!
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
Ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.
KALP NASIL? İMAN DOLU!
BİZİ BİZE BIRAKMA ALLAH’IM
HALİS SEVGİNİN MADENİ…
YOL GÜZEL, ÇAĞIRAN GÜZEL BİZEDE YÜRÜMEK DÜŞER.
Ne oldum deme, ne olacağım de!
DAHA İYİ ANLIYORUZ…
PEYGEMBERDEN ÖĞRENİLECEK ADETLER
DE Kİ ŞÜPHESİZ BENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
KUTLU ZAMAN DİLİMİ…
DE Kİ, HİÇ ŞÜPHESİZBENİM RABBİM HAKKI YERİNE KOYAR
Kazancına haram karışan komşunun yemeği yenir mi?
SU-İ ZANDA BULUNMAK?
MİSAFİRE İKRAM…
Duada sınır tanımamak
BİR BEDENDE İKİ KALP OLMAZ!
BİRBİRİNİZLE İMTİHAN OLACAKSINIZ!
DUA ET KABUL EDEYİM!!!
ÜZÜLMEYİNİZ, GEVŞEMEYİNİZ, SABREDİNİZ…
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK 3
SIRAT-I MÜSTAKİMDE OLMAK (2)
sırat-ı müstakimde olmak…
GAFLET İÇİNDE GAFLET
YA HAYIR KONUŞ YADA SUS!!!
GÜZELLİKLER HER ZAMAN SESSİZDİR….
DÜŞMEDEN DURABİLMEK…
HER VİRAJDA BEKLEYEN BİR PEYGAMBER VAR!
MEVLÂNA CELALEDDÎN-İ RÛMÎ
EN KIYMETLİ GÖREV NAMAZ…
KALANLARA SELAM OLSUN
“Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder”(Talak-2)
PEYGAMBER HAYATINI ÖRNEK ALIRSAN!
BİZİM KADIMLARIMIZ!!!
BİZLER VE ONLAR
BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR!
AYETLERLE ALLAH BİZE NE DİYOR?
CENNET UCUZ DEĞİL
HER ENGELİN ÖNÜNDE 3 YOL VARDIR
DEVLET REİSİNE DUA!
GÖNÜL AYNAMIZA BAKABİLİYOR MUYUZ?
NASIL OLURSANIZ, ÖYLE İDERE EDİLİRSİNİZ!
“BENİM KALBİM TEMİZ!” demek yeterli mi?
RABB’İM MERDİVEN YAPIYOR!
ÖLDÜN MÜ GEL BAKALIM!
AHİRETİ HATIRLAMAK İÇİN KABRİSTANA EN SON NE ZAMAN GİTTİNİZ?
KADINLAR SİZLERE BİR EMANETTİR!
DAVRANIŞLARIMIZ BİZE DÜŞMANLIK EDENLERİ Mİ SEVİNDİRİYOR YOKSA?
İNSANLIK
MܒMİN ALLAH’TAN RAZI OLURSA ALLAH’TA ONDAN RAZI OLUR
İNSAN DA BİR AĞAÇTIR YEŞERİR YA DA KURUYABİLİR
AMAN DİKKAT, AYAĞINIZ KAYMASIN!
Her bir günah insanın kendinden kaçışı anlamına gelir
HZ ALİ’NİN (ra) SON ÖĞÜTLERİ
SEN NE BÜYÜKSÜN Kİ, BİZİ YİNE KABUL ETTİN
ÇİZGİYİ AŞMAK NE DEMEKTİR?
İNSANLIK ÖLMEMELİ
BEDİR’DEN SAKARYA’YA YANSIYAN HEP AYNI RUHTU
İSLAM TARİHİNDE HİCRET’İN ÖNEMİ
EFENDİMİZ’DEN HİCRET MESAJI
GELECEĞE BİRLİKTE YÜRÜYECEĞİZ
PEYGAMBERİMİZ NASIRLI ELLERİ NEDEN ÖPTÜ VE NE DEDİ?
ümitsizliğe yer yok
ZAMANI DOĞRU KULLANIYOR MUSUNUZ?
İSLAM’DA VE BATI’DA İNSAN HAKLARI
KAPSAMA ALANINDA MIYIZ ?
CÖMERTLİK VE CİMRİLİKTE AİLENİN ÖNEMİ
Hedefimiz sadece dünyadan mı ibaret?
Hürriyet istismarı her zaman kriz doğurur
Fitne Adamlar
ANAHTAR: SALAVAT
Laf taşıma taş taşı!
KENDİ KENDİMİZİN TÖRPÜSÜ OLMAYALIM
DOĞRUYU ARAMAK
HAYAT GÖRÜNENDEN İBARET DEĞİLDİR
Kabe, bir sevda yoludur
Kadınlar gerçek değerini iSLAM’la bulmuştur
KURBAN NE DEMEKTİR?
Çocuklar, bayramın en güzel yönünü tadarlar
ATEŞE KOŞAN KELEBEKLER
Narsisizm ve değişen dünya'da Türkiye
HAC NEYİ ANLATIR?
Ana Babaya iyilik yapmak hac ve umre sevabı kazandırır
Hayat geçiyor